Bugun...


Av. Şerif Aydın


Facebookta Paylaş









KÜRTLERİN ZEKASIYLA ALAY EDENLER
Tarih: 28-03-2019 00:04:00 Güncelleme: 28-03-2019 00:04:00



Selahattin Demirtaş, 7 Haziran 2015 seçimleri öncesinde “Seni Başkan Yaptırmayacağız” sloganıyla yola çıkmış ve Kürtlerin bütün demokratik, ekonomik, sosyal ve kültürel beklentilerini bir kenara bırakarak tüm siyasi hedefine Erdoğan karşıtlığını oturtmuştu. Bu sorunlu siyaset tarzı nedeniyle de 7 Haziran seçimleri sonrasında alınan 6 milyon oy ve kazanılan 80 milletvekili ile 100 civarındaki belediyeye sahip çıkamamıştı. İnsanların çatışma ortamının sonlandırılabilmesi ve Ülkede huzurun hakim olabilmesi amacıyla kendisine verdiği desteği görememiş, Örgüte karşı irade ortaya koyamayarak sürecin siyasi alanda kalmasına katkı sunamamıştı. Demirtaş, onbinlerce Kürdün yerinden yurdundan olmasına sebep olan, şehirleri savaş alanına çeviren Hendek olaylarında da örgütün politakalarına karşı sesini çıkartmamış, yüzlerce insanın hayatına mal olan bu olayların durdurulması için hiçbir çaba göstermemişti. Cezaevinde iken Parti genel başkanlığı elinden haksızca alınıp Türk Solunun marjinal ve toplumda hiçbir karşılığı olmayan temsilcilerine verilirken de bu irade ortaya koyamama durumunu sürdürmüştü. Henüz hakkında kesinleşmiş bir yargı kararı yokken yapılan 24 Haziran milletvekilliği seçimlerinde; milletvekili olarak seçilerek yeniden dokunulmazlık kazanabilme ve bu şekilde Temmuz ayında tahliye olma imkanı var iken; Örgütün onu pasifize etme politikalarının sonucu olarak hiçbir şekilde kazanabilme ihtimalinin olmadığı Cumhurbaşkanlığı seçimlerine aday gösterilmişti.

Böylece milletvekili olarak dokunulmazlığı yeniden kazanabilme ve tahliye olabilme imkanı da elinden alınırken yine Örgüte karşı hiçbir şekilde irade ortaya koyamamıştı. 7 Haziran seçimlerinden sonra “emanet oylar” söylemine karşı ertesi gün Kandil’den gelen sert müdahaleye nasıl sesini çıkartamadıysa, aynı şekilde Tunceli’deki hunharca katledilen kamyon şoförüne karşı yapmak istediği destek açıklaması engellendiği zaman da yine hiçbir irade ortaya koyamamıştı.   

 

Aynı Demirtaş, 31 Mart Yerel Seçimleri öncesi bulunduğu cezaevinden bir açıklama yayımladı. Bu açıklamada özetle; CHP veya İyi Parti ile ittifaklarının da işbirliklerinin de olmadığını, Ak Parti iktidarını sallayacaklarını, HDP’lileri aptal zannedenlerin 31 Mart’ta zekalarının keskinliğini göreceklerini beyan etti. Bu açıklamalarıyla süreci ve yaşananları hiçbir şekilde doğru tahlil edemediği de bir kez daha anlaşılmış oldu. Bu açıklamasıyla; kendisine cezaevi yolunu açan, dokunulmazlığının kaldırılması oylamasının aleyhine sonuçlanmasının sebebinin CHP’lilerin oyları olduğunu görmezden gelip süreç içerisinde Erdoğan karşıtlığını varoluş sebebi olarak görmekten de vazgeçmediğini hep birlikte görmüş olduk. Daha da sorunlu olan ve bu yazının yazılmasına sevk eden husus ise; “HDP’lileri aptal zannedenler” cümlesiyle aslında HDP’lileri ve bu bağlamda %0,003 dışında Kürtlerden oluşan seçmenini hiçbir şeyden anlamaz, ne istenirse yaptırılabilir bir sürü olarak gördüğünü ima eden açıklaması olmuştur.  

 

Bu seçimin belirleyisi de anketlerden ve saha verilerinden anlaşılıyor ki yine Kürtler olacaktır. Demirtaş her ne kadar gerçeği gizlemeye çalışsa da İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Antalya, Şanlıurfa gibi kürtlerin yoğun olarak bulunduğu bir çok şehirde HDP aday çıkartmayarak kendi seçmenini CHP, İyi Parti ve Saadet Partisi adaylarına oy vermeye mecbur bırakmaya çalışmıştır. Daha da kötüsü, %0,003 dışında sadece Kürtlerden oluşan seçmenini ismi geçen partilerin adaylarına oy vermeye hazır bir sürü olarak görmektedir. İradelerine ipotek konulan, yoğun olarak bulundukları büyükşehirlerde garip bir siyaset tarzıyla kimi yerde CHP’nin, kimi yerde İyi Partinin ve kimi yerde de Saadet Partisi’nin adaylarına oy vermeye mecbur edilmeye çalışılan Kürt seçmenin; sormadan, sorgulamadan sandığa gideceğini ve diğer partilerin adaylarına oy vereceğini zannediyor. 

 

Oysa Demirtaş, bu açıklamalarıyla hem yaşananlardan hiçbir ders almadığını göstermekte hem de malesef Kürtlerin aklıyla alay etmektedir. Kürtler; Mevcut iktidarın meşruiyet tartışmalarıyla yıpratılması ve akabinde devrilmesi durumunda alternatif olan siyasi partilerin; bu Ülke için ve dahası Kürtler için daha olumlu hiçbir projelerinin, vizyonlarının ve hedeflerinin olmadığını bilecek kadar feraset sahibidirler. Erdoğan’ın bu Ülke için devrim niteliğinde çok büyük adımları olmuştur, yanında hataları da olmuştur, olmaya da devam edecektir. Fakat doğruları ve yanlışları birer kefeye koyduğumuzda hala doğrular yanlışlara ağır gelmektedir. AK Partinin ve Erdoğan’ın doğruları yanlışlarının, yaptıkları eksiklerinin, yapabilecekleri alternatiflerinin önündedir. Kürtlerin temel hedefi; tüm imkanları leş kargalarına peşkeş çekilmiş müstemleke bir 3.dünya ülkesinin mensupları değil; büyük ve güçlü bir Ülkenin hepsi 1.sınıf ve onurlu vatandaşları olarak barış, huzur ve güven içerisinde bir arada yaşamaktır. Bu hedefe kendilerini götürebilecek kişinin de mevcut siyasiler içerisinde; eksiklerine, yanlışlarına ve hatalarına rağmen Erdoğan’dan başkası olma ihtimalinin bulunmadığının farkındadırlar. Kürtler biliyorlar ki; Devletin kayyumu yerine Kandilin kayyumlarına razı olmak bu coğrafyanın kaderi değildir. Hayat felsefelerini Erdoğan karşıtlığına konumlandıran, Kürt gençlerinin kanlarını Türk solunun pespayelerine peşkeş çeken zihniyetin okkalı bir tokat yemesinin gerektiğinin de farkındadırlar. Kürtler için yüzyılın en büyük fırsatı olan AK Parti iktidarını Faşizme benzetip, tarihteki en büyük Kürt kıyımlarının mimarı olanlarla ittifak kurmanın da bir faturasının olması gerektiğinin idrakindedirler.

 

Ancak bunları görmezden gelip bütün gayeleri ve yaşama sebepleri sadece Erdoğan’ı sallamak olanların, aslında ancak ketılda poşet çay sallayabileceklerini anlamaları da bu seçimle olacaktır. Kürtleri istedikleri gibi kullanabilecekleri aptallar zannedenler, onların ferasetini de zekasını da 31 Mart günü sandıkta göreceklerdir...

 





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YAZARLAR
YUKARI