Bugun...


Eyüp KILIÇ


Facebookta Paylaş









Ötelenmiş Tehlike "Ege" 2
Tarih: 19-02-2018 17:13:00 Güncelleme: 19-02-2018 17:13:00


Geçen haftanın devamı olarak; Yunanistan “kurumsal ülke kimliğini kaybetmiş, kiraya vermiş bir ülke” olarak, hamileri adına sözde ahkam kesmeye devam ediyor.

 

Uluslararası hukuka göre yarı kapalı denizlerde iki ülke arasında bir sınır belirlenmelidir. Fakat günümüzde Türkiye ve Yunanistan arasında mevzu bahis karasulara ilişkin imzalanmış bir anlaşma yoktur. 1982 Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’nin 3. Maddesine göre ülkeler kara sularını 12 mile kadar çıkarma hakkına sahiptir. Yunanistan buna dayanarak Ege Denizi için 1936 yılından bu yana 6 deniz mili olarak kabul edilen karasularını 12 mile çıkarmak istemektedir. Bu konuda Türkiye’nin kabulü söz konusu olamayacağı için Yunanistan; Arnavutluk üzerinden devam eden, emsal karar oluşturacak şekilde bir anlaşma imzalıyor. Bu olası anlaşma teknik ve içerik olarak haksız olmakla birlikte Yunanistan’ın uluslararası hukukta hak iddia etmesi için hazırlanmakta ve “karar alıcılar” tarafından tasarlanmaktadır. Ege Denizi kapalı bir deniz olduğu için ve özel bir konumda olması sebebiyle 12 mil hakkı ne Yunanistan ne de Türkiye için geçerli değildir.

 

Türkiye-Yunanistan arasında yaşanan aynı bağlamda ki ikinci mesele ise On iki Ada’nın silahsızlandırılması üzerinedir. Lozan Anlaşması ve Paris Antlaşması dahil uluslararası antlaşmalarla Ege Adaları ve On iki Ada kurallarla net olarak silahsızlandırılmıştır. Fakat Yunanistan bu anlaşmaları ihlal etmektedir. Yunanistan, Türkiye’nin Paris Antlaşması’na taraf olmadığı gerekçesiyle On iki Ada’nın silahsızlandırılması konusunda söz hakkı olmadığını iddia etmektedir. Buna karşılık, Türkiye’nin de taraf olduğu Lozan Antlaşması’nda da silahsızlandırma mevzusu açıkça hükme bağlanmıştır. Yani Yunanistan her iki anlaşmanın hükümlerine de uymamaktadır. Yunanistan tabiri caiz ise işine gelen maddeleri öne atmakta aksini ise saymamaktadır.

 

Yunanistan, aslında süregelen ihtilafı derin dondurucudan çıkarma gayretindedir. Bunun temel sebebi ”hak arayışı” değil, iflas eden ülke ekonomilerinin sonucu olarak bir nevi kiraya verdikleri kimlikleridir. AB’ye olan borçları karşılığında imza altına aldıkları sözde AB’ye ait ancak ailelerin insiyatifindeki vakıflara devredilen alt-yapı-, yol, köprü, karayolları vs. gelirlerine dair anlaşma neticesi, “zorunluluğu” olarak bugün rol almaktadırlar. Şu bilinmelidir ki; Türkiye nasıl Afrin’de sadece terör örgütü PKK/YPG ile mücadele etmiyor ise Ege’de de muhatabı sadece bir ülke değil, tıpkı Afrin’de, Suriye’de olduğu gibi bir koalisyondur. Türkiye tüm düşmanları ile aynı anda farklı isimlerle mücadele etmektedir. Ve herkese, tüm oyunlara ve tüm kumpaslara, planlara rağmen kazanacak güce ve tarihinde ilk defa bu minvalde siyasi iradeye sahiptir.





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • Bebişler
    Bebişler
  • Yurdum İnsanı
    Yurdum İnsanı
  • FANTASTİK
    FANTASTİK
  • ATATÜRK
    ATATÜRK
  1. Bebişler
  2. Yurdum İnsanı
  3. FANTASTİK
  4. ATATÜRK
FOTO GALERİ
YUKARI