Bugun...


Ahmet AY


Facebookta Paylaş









BEŞERİSTANDA ZALİM VE ZULMÜ
Tarih: 15-09-2017 10:28:00 Güncelleme: 15-09-2017 16:31:00


Başta Kur’an-ı Kerim olmak üzere kutsal metinlerde geçer, ilk insan ebeveynlerimiz birden “âdem” olmadılar. İnsanlığa geçişin üzerinden uzun bir süre (dehr) geçmişti. O gün bu gündür beşer ile insan (olmayı başaranlar) arasında amansız bir mücadele sürmekte.

İnsan olma mücadelesi ve insanlık ailesinin özgürlük mücadelesi yeni olmadığı gibi bedelsiz de olmamıştır. İnsanlık tarihine baktığımızda erdem, adalet, özgürlük için bedel ödeyen kahramanların mücadelelerini konu edinen şeref sayfalarıyla karşılaşırız.

Beşerlikten insan olmaya geçiş bir terfidir. Beşer(lik) insan(lığ)ın bir eşik aşağısında, ama bir kromozomun eksikliğinin etkisi kadardır insan ile beşer arasındaki fark. Çünkü beşer de insan gibi yer, içer, düşünür, az da olsa muhakeme eder ve karar verir. Ancak sonuç olarak beşer kararını verirken kendisini, çıkarını, zevk ve hazını her şeyin ve herkesin önünde tutar.

Bu tipolojinin en müşahhas prototipini çağın Batı’lılarında müşahede etmek mümkün. En vazgeçilmez dolayısıyla en gerekli insani değerleri bırakan Batı, birkaç asırdır elde ettiği menfaatinin, refahının, tattığı hazının hangi milletlerin kanından elde ettiklerini umursamamıştır.

Bununla da yetinmiyor Batı insanı, kendisinden olmayanları, hele hele kendisine uymayanları -ki bu devirde de Müslümanları- yok edilmesi gereken “tür”ü olarak görür. Bu yüzden bugün –Müslümanlara düşen pay hariç- İslam coğrafyasında yaşananların tek sorumlusu var:

Batı.

Batı, 100 yıldır coğrafyamızın bütün kodlarını bozmuş, halkın sömürülmesi için atadıkları ya da destekledikleri kukla idarecilere her türlü zulmü serbest kılmıştır. Bu kukla idareciler de Batı’nın çıkarlarına ses çıkarmaması için halkını bastırmış, sindirmiş, gerektiğinde katliamlara tabi tutmuştur bu son asırda.

Batı insanı o kadar insanilikten uzaklaştırılmış ki, kendileri için uygun gördükleri demokrasiyi, insan haklarını, inanç ve düşünce özgürlüğünü Müslüman ülkelere çok gören yöneticilerine tek laf etmiyor.

Bu yüzdendir ki Batılı insan bir yandan katliamlara imza atarken öbür yandan da işbirlikçilerini halkının üzerine salıyor.

Mısır’da, Batı’nın geçen yüzyılın başından itibaren kabul ettiği, vazgeçilemez dediği değerlerine yüzde yüz bin kere ters düşen kanlı askeri darbe gerçekleşti. Batılı ülkeler ve halkı buna darbe demedi. Mısır halkının tamamen yasal, sivil olan oturma eylemlerine Mısırlı darbeciler uzun menzilli silahlarla müdahalede bulunup 3 bin 500 kişiyi katletti. Batı bu katliama seyirci kalmakla yetinmedi, bir de “şiddet kullanmayın” diye sivil, silahsız halkı uyardı.

Devir böyle, geçmişte olduğu gibi.

Firavun “Herkes bize boyun eğecek” derken modern Firavunlar “herkes beni dinleyecek, benim istediğimi verecek, bana uyacak” diyor.

Bugünün Nemrutları, Firavunları, Ebu Cehilleri atalarını aratmıyor. Devraldıkları mirası bihakkın yerine getirmek için insanlara her türlü zulmü reva görüyorlar. Çağdaş ilahlık taslamak tam da budur. Günümüz Firavunlarının her şeye kadir olan Allah’ı hesaba katmamalarını bu yüzden yadırgamıyoruz. 

Firavunların kölelerinin ruhuna miskinlik bulaşmıştı. Boyunlarına doladıkları bu köleliği sökmeleri imkân dışıydı. Boyunduruk altındaki bu ruhlar çağdaş Firavunların kendilerine söyledikleri her sözü, “yapacağız” dedikleri her işi gerçekleştirebileceklerine inanıyorlardı. Köleliği kendileri için gurur sayanlar da tanrılaştırdıkları bu Firavunların emirlerini harfiyen yerine getirmek için birbirleriyle yarışıyorlardı.

Hesapları tutmayacak, Müslüman halklar susmayacak, boyun eğmeyecek. Yaklaşık 3 asırdır acıların en amansızını yaşayan Müslüman halklar Türkiye’nin, Recep Tayyip Erdoğan öncülüğünde buna dur diyecek. Bunun matematiğini Batı çok iyi biliyor. Azgınlaşmasının sebebi de budur.

Mısır'da yapılanın aynısını ülkemizde de gerçekleştirmek istemişlerdi. El an da bu hesaplarının tutması için yerli işbirlikçileri ile büyük bir çaba içerisindedir Batı. Paralel örgütün lojistik, bürokratik, ekonomik ve medyasının gücüyle başaramadılar, FETÖ darbesiyle başaracaklarını sandılar.

Ama unuttukları veya hesaba katmadıkları bir şey var. Bu aziz milletin kendisi ve evlatları her şeyin farkında. Şimdi kuklaları ile başaramayan ABD kendisi sahaya iniyor. Yargısını çomar gibi kullanan Atlantikçiler Türkiye ile ilgili kirli lanlarını devreye sokuyor.

Bunlar bu milletin ferasetini, kararlılığını, imanını unutuyorlar. Türkiye'yi eski Türkiye zannediyorlar. Tam bir asır sonra Türküyle, Kürdüyle, Lazı, Arabıyla, Çerkeziyle ayağa kalkan milletimizi durduracak beşeri bir güç yoktur.





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
VİDEO GALERİ
  • Afrikalı sefirelerden Türkçe şarkılar
    Afrikalı sefirelerden Türkçe şarkılar
  • Suikast timinin yakalanma anı
    Suikast timinin yakalanma anı
  • Bulaşıkçılıktan patronluğa uzanan başarı hikayesi
    Bulaşıkçılıktan patronluğa uzanan başarı hikayesi
  • Trafik kurallarını deneyimleyerek öğreniyorlar
    Trafik kurallarını deneyimleyerek öğreniyorlar
  • İncirlik Üssü'nün Hikayesi
    İncirlik Üssü'nün Hikayesi
  • Kemal Kılıçdaroğlu'ndan ABD'de BİAT gibi açıklama!
    Kemal Kılıçdaroğlu'ndan ABD'de BİAT gibi açıklama!
  1. Afrikalı sefirelerden Türkçe şarkılar
  2. Suikast timinin yakalanma anı
  3. Bulaşıkçılıktan patronluğa uzanan başarı hikayesi
  4. Trafik kurallarını deneyimleyerek öğreniyorlar
  5. İncirlik Üssü'nün Hikayesi
  6. Kemal Kılıçdaroğlu'ndan ABD'de BİAT gibi açıklama!
VİDEO GALERİ
YUKARI