Bugun...



“Kanlı Pazartesi” Kemalettin TOPDEMİR yazdı..

Tarih: 19-05-2018 10:48:56 Güncelleme: 19-05-2018 22:05:56 + -


Filistin Türkiye’nin kırmızı çizgisidir ve tüm dünya sussa dahi Türkiye asla Filistinli kardeşlerimizi haklı davalarında yalnız bırakmayacaktır. “Kanlı Pazartesi”nin hesabı ise bugün değilse dahi yarın İsrail Devletinden sorulacak, İsrail’in bu tutumuna destek veren bölge ülkelerini de tarih muhakkak yargılayacaktır…


“Kanlı Pazartesi” Kemalettin TOPDEMİR yazdı..

Geçtiğimiz hafta ABD’nin tüm dünya ülkelerinin gözü önünde uluslararası hukuku çiğneyen şekilde yaptığı Kudüs elçiliği açılışına ve eş zamanlı olarak İsrail’in gösteri yapan Filistinli kardeşlerimize yaptığı zulme tanıklık ettik. 1967 sınırları uluslararası karar mekanizmalarında defalarca teyit edilmiş ve bu konuda 1980’li ve 1990’lı yıllarda defalarca İsrail’e uyarı yapılmasına rağmen dünyanın şımarık çocuğu İsrail, yanına aldığı ABD ve bölgesel ülkelerinde desteği ile dilediğini yaparak tüm kuralları çiğniyor. Ne yazık ki Türkiye dışında bu konuya yüksek sesle itiraz eden bir ülke bulmakta mümkün değil. 

 

Peki 1967 sınırları neydi hatırlayalım. 5-10 Haziran 1967 tarihlerindeki “Altı Gün Savaşı”nden evvel Batı Şeria bölgesi (Mescid-i Aksa'nın bulunduğu Doğu Kudüs dahil) Ürdün'ün, Gazze Şeridi ise Mısır'ın kontrolündeydi. İsrail 6 Gün Savaşı'nda bu bölgeleri işgal etti. 2005'te Gazze'den çekilen İsrail güçleri, Batı Şeria'yı halen işgal altında tutuyor. 1980'de ise Doğu Kudüs'ün ilhak edildiği açıklandı ve o tarihten beri “Kudüs bölünmez bir bütün olarak İsrail'in ebedî başkentidir” vurgusu yapılıyor.

 

Uluslararası hukuka göre ise Batı Şeria, Filistin toprağıdır. Doğu Kudüs de Filistinlilere aittir.
“1967 Sınırları” dendiğinde Filistinliler için Batı Şeria ve Gazze, İsrail için ise bağımsızlığını ilan ettiği 1948'den 1967'deki “Altı Gün Savaşı”na kadar elinde tuttuğu topraklar kast edilir.

 

Son olarak ABD’nin geçtiğimiz aylarda aldığı karar sonrası Türkiye konuyu Birleşmiş Milletlere taşımış ve ABD’nin tüm tehdit ve şantajlarına rağmen tarihte eşine az rastlanır bir destekle ABD’nin kararı aleyhine bir karar alınmıştı. Buna rağmen İsrail ve ABD’nin takındığı tavır kabul edilemez ve bu hukuksuzluğun uygulanmasına izin vermek mümkün değildir. Arap Birliği ülkelerinin de küre sonrası takındığı Filistin aleyhine tavır, ne yazık ki haklının güçlü olduğu değil, güçlünün haklı olduğu bir portre ortaya koyuyor. Bu kararın karşısında duracak yegane ülke yine Türkiye’dir ve Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki Türkiye asla bu oldu bittiye izin vermeyecektir.

 

İsrail gibi uluslararası hukuku çiğneyecek hamleler yapmak tabiki söz konusu olamaz ancak, Dünya ülkeleri arasında özel bir liderlik konumuna sahip Cumhurbaşkanımızın girişimleri ile bu cebri olarak alınmak istenen karar birçok ülke tarafından yok hükmünde sayılacaktır.

 

Filistin Türkiye’nin kırmızı çizgisidir ve tüm dünya sussa dahi Türkiye asla Filistinli kardeşlerimizi haklı davalarında yalnız bırakmayacaktır. “Kanlı Pazartesi”nin hesabı ise bugün değilse dahi yarın İsrail Devletinden sorulacak, İsrail’in bu tutumuna destek veren bölge ülkelerini de tarih muhakkak yargılayacaktır…

Kudüs Filistin’in ebedi başkentidir.

 





FACEBOOK YORUM
Yorum

DİĞER MEDYA Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
YUKARI