|
Tweet | Tarih: 12-05-2026 11:03 |
Bu çerçevede, ABD'den alım seçeneğinin yanı sıra Türkiye'den silah sistemlerinin satın alınması da Almanya tarafından değerlendirilen konular arasında yer alıyor.
Haberde, Avrupalı NATO müttefiklerinin korunması amacıyla Türkiye'nin geliştirdiği kıtalararası balistik Yıldırımhan füzesi ile hipersonik Tayfun Blok-4 füzelerinin alımına yönelik istişarelerin devam ettiği kaydedildi. Almanya'nın, AB üyesi olan Yunanistan ve Kıbrıs'ın, alımların AB ortak fonu SAFE üzerinden yapılmasına olası bir veto getirme ihtimaline karşı farklı seçenekleri de değerlendirdiği ifade ediliyor.
Türkiye'den silah alımı hakkında kesin bir karara varılmamış olmakla birlikte, Welt gazetesine bilgi veren diplomatik kaynaklar tarafından, muhtemel bir anlaşmanın temmuz ayında Ankara'da yapılacak NATO zirvesi sırasında kamuoyuna ilan edilebileceği aktarıldı.
"Türk Savunma Sanayii Olgunluk Seviyesine Ulaştı"
Gelişmeyi Milliyet gazetesine yorumlayan Hasan Kalyoncu Üniversitesi Öğretim Üyesi ve SETA Kıdemli Araştırmacısı Doç. Murat Aslan, Almanya'nın bu yöneliminin temelinde Türk savunma sanayiinin ulaştığı teknolojik düzeyin yanı sıra ihraç edilen sistemlerin güvenilir, erişilebilir ve sürdürülebilir olmasının yattığını ifade etti.
Aslan, konuya ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: “Almanya gibi ülkeler yüksek teknolojiye sahip olsa da hazır teknolojiyi güvenilir bir müttefikten almak çoğu zaman daha mantıklı görülüyor. Çünkü savunma tedarikinde genellikle iki aşamalı bir model uygulanır: Acil muharebe ihtiyaçları hazır alımla karşılanır, uzun vadeli ihtiyaçlar ise milli imkânlarla geliştirilir. Bu nedenle Almanlar ve diğer Avrupalılar, belli bir olgunluk seviyesine ulaşmış Türk savunma sanayii ürünlerini tedarik etmek istiyor. Bunların bir kısmı sahada kullanılmış ve kendini kanıtlamış sistemler, bir kısmı ise henüz kullanılmamış ama yüksek potansiyel taşıyan projeler. Türk savunma sanayii ürünleri, teknoloji açısından oldukça güçlü olduğu gibi Amerikan, Güney Kore veya özellikle Fransız sistemleriyle karşılaştırıldığında daha maliyeti etkin çözümler sunuyor.”
Savunma Sanayiinde Öne Çıkan Diğer Projeler
SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı, Türkiye’nin insansız hava araçlarının yanı sıra insansız helikopter, kara ve deniz araçları sistemlerinde de önemli bir ilerleme kaydettiğini ortaya koydu. Türkiye’nin ilk insansız helikopteri olan ALPİN’in yeni versiyonlarında, havadan taşıdığı yük ağırlığının bin kilograma yükseltilmesi hedefleniyor.
SAHA 2026'da kamuoyuna tanıtılan Yıldırımhan füzesi, 6 bin kilometre menziliyle Türkiye’nin ilk kıtalararası balistik füzesi olacak. Hipersonik olması planlanan füzenin mach 9 ile 25 arasında değişen hızlara sahip olacağı belirtiliyor. Tayfun Blok 4 ise 10 metre boyu ve 7 bin 200 kilo ağırlığıyla Tayfun ailesinin savaş alanındaki en caydırıcı unsuru olarak geliştiriliyor. Hipersonik hıza sahip bu füzenin menzilinin ise 1000 artı kilometre olacağı öngörülüyor.
ASELSAN da hava taarruzunda 'oyun değiştirici' olarak nitelendirilen TOLUN mühimmat ailesinin seri üretim hattını sanal medya hesabından paylaştı.
Şirketin açıklamasında şu bilgilere yer verildi: “TOLUN-L, Çoklu Taşıma Salanı (SADAK 4T) aracılığı ile taşınabilen tümleşik ANS-KKS ve Lazer Arayıcı Başlık Güdümlü 250 lb. Sınıfı, parçacık etkili harp başlığına sahip tam atım bir mühimmat olarak dikkat çekiyor. İnsansız hava araçlarında kullanımda açılır kanat yapısı ile 50+ km menzile sahip olan TOLUN-L, lazer arayıcı başlığı sayesinde kritik önemdeki hareketli veya sabit hedeflere hassas angajman ve düşük yanaş hasar kabiliyeti sağlamaktadır.”