|
Tweet |
Yargıtay Başkanı Mehmet Akarca ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin 2021 yılı değerlendirme toplantısında gazetecilerle bir araya gelerek gündeme ilişkin açıklamalarda bulundular.
Yargıya duyulan güveni üst seviyeye getireceğiz
Başkan Akarca, halkın yargıya duyduğu güveni daha üst seviyelere getireceklerini belirterek, “Ceza dairelerinin ortalama görülme süresi 2020’de 424 gün iken 2021’de 341 güne inmiştir. Hukuk daireleri bakımından 2020’de 459 gün olan bu süre, 2021’de 164 güne düşmüştür. Bu süreler, ortalama olup dairelere veya dosyaların niteliğine göre farklılık gösterebilir. 2020 yılının sonunda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında devreden dosya sayısı 203.632 iken, 2021 yılı sonunda 97.008 olmuştur. Ceza dosyalarında birikmiş iş yükü yarı oranında azalmıştır. 2021 yılında hukuk daireleri tarafından 148.990; ceza daireleri tarafından 213.442 olmak üzere toplamda 362.432 karar verilmiştir. Bir yandan üye ve tetkik hakimi sayısı kademeli olarak azalırken, arşivdeki dosya sayımız da azalmaktadır. Örneklerini verdiğim istatistikler her geçen gün Yargıtay’ın iş yükünü daha iyi yönetebildiğini göstermektedir. Dosya sayısını azaltarak tasarruf ettiğimiz zamanı, adli kalitenin yükseltilmesine ayıracağız. Bu şekilde yargı hizmetinin etkinliğini ve kalitesini artırarak, halkımızın yargıya duyduğu güveni daha üst seviyelere getireceğiz. Umarım, gelecek yıl yapacağımız basın toplantısında da bir araya geliriz ve yargıya ilişkin olarak bu yıl konuştuğumuz konularda ne kadar mesafe kat edebildiğimizi sizlerle yeniden değerlendirme olanağı buluruz” ifadelerini kullandı.
Birçok hukuksuzluğa imza attılar
Gazetecilerle bir süre sohbet eden Başkan Akarca, Türkiye’deki yargıya güven konusuna ilişkin değerlendirmesinde, “Yargıtay’ın sorunları hep olmuştur. En büyük sorun kaliteli hakim, savcı, avukat yetiştiremediğiniz müddetçe yasalarda hangi değişikliği yaparsanız yapın hangi konuda reform yaparsanız yapın bundan istediğimiz verimi elde edemiyoruz. En önemli sebeplerinden bir tanesi de hiç kuşkusuz FETÖ’nün Türk yargısına verdiği zarar var. Yani insanların birbirine olan güven duygusunu zehirlediler. Hukuku bir silah gibi kullandılar. Hakim, savcı, HSYK üyesi, askeri yargı üyesi, askeri yüksek idare mahkemesi üyesi sıfatıyla, şekli olarak yaptıkları görevlerde işin içine birçok hukuksuzlukların bulunduğu ve aldıkları talimatlarla, hukuku silah gibi kullanarak örgütsel faaliyetlerde bulundukları soruşturmalardan ve yargılamalardan anlaşılmaktadır” diye konuştu.
“Sözlü savunma için hazırız”
HDP’nin kapatılması istemine ilişkin davayla ilgili Akit’in sorularına da cevap veren Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin ise “HDP iddianamesini yazdık, Anayasa Mahkemesi’ne sunduk. Bizim görevimiz iddianameyi yazmak. Eksiklikler olduğu belirtildi. Biz iddianameyi tekrar düzenleyip yeniden Anayasa Mahkemesi’ne sunduk. Yazılı savunmamızı 20 gün içinde yaptık. Şimdi parti yazılı savunmasını yapacak. Ardından biz sözlü savunma için davet edileceğiz. Süreç bu şekilde devam ediyor. Şu an Türkiye’de 123 tane faal parti var. HDP iddianamesine ekleme yok. Parti bulunduğu yerden farklı bir yerde değil. Aynı söylemlerine, eylemlerine devam ediyor. Sözlü savunma için hazırız. Biz en hızlı şekilde iddianamemizi verdik. Davalı partinin ek süre isteyip istemediğini bilmiyorum. 1-2 aya kadar süreç tamamlanır. Bundan sonrasına Anayasa Mahkemesi karar verecek” ifadelerini kullandı.