|
Tweet |
Bakan Tekin, okullarda alınacak yeni tedbirleri açıkladı
Bakan Tekin, Milli Eğitim Bakanlığında, "Güvenli Okul İklimi" çalışmalarıyla ilgili okullarda alınacak tedbirlere ilişkin açıklamalarda bulundu.
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta okullardaki silahlı saldırılarda hayatını kaybeden Ayla Kara öğretmene ve öğrencilere Allah'tan rahmet, yaralı öğrencilere şifalar dileyen Tekin, menfur saldırıların arkasındaki tüm sebepleri en ince ayrıntısına kadar ortaya çıkarmak ve sorumluların hesap vermesini sağlamak için tüm güçleriyle çalışacaklarını vurguladı.
AK Parti Hükümetleri olarak eğitimi bilgi, beceri ve değer bütünlüğü içinde ele almaya gayret ettiklerini aktaran Tekin, bu doğrultuda göreve geldikleri ilk günden itibaren milli ve manevi değerlerin oluşturduğu zeminde ailenin eğitimin asli paydaşı olarak görülmesi, anne-baba ile çocuk arasındaki bağı kuvvetlendirilmesi, okul-aile işbirliğini güçlendiren ve farklı başlıklarda hayata geçirilen çalışmaların, bu anlayışın neticesi olduğunu kaydetti.
Bütün eğitim politikalarının nihai amacının kökleriyle sağlam bağlar kuran, çağın şartlarını doğru değerlendiren, imkanlarından istifade eden, anlam dünyası güçlü, iradesi sağlam, istikameti net, fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller yetiştirmek olduğunun altını çizen Tekin, şunları kaydetti:
"Ayla öğretmenimizin öğrencilerini korumak için kendisini siper eden vakur ve fedakar duruşu, Fatma Nur öğretmenimizin, İbrahim öğretmenimizin, Aybüke öğretmenimizin ve Necmettin öğretmenimizin, bu toprakların evlatları için canını ortaya koymuş tüm öğretmenlerimizin hatırası da büyük maarif ailemizin nasıl bir vicdan taşıdığını hepimize bir kez daha göstermiştir. Bu millet, çocuklarını işte böyle güzel insanlara emanet ediyor. Ben de bu büyük ailenin bir ferdi olarak, öğretmenlerimize bugün huzurlarınızda bir kez daha şükranlarımı, hürmetimi ve minnetimi ifade etmek istiyorum. Çünkü onların ortaya koyduğu emek, sabır, merhamet mesuliyet duygusu ve fedakarlık bu memleketin geleceğini ayakta tutan büyük karakterin göstergesidir.
Şüphesiz ki acımız ortak. Yasımız ortak. Mesuliyetimiz ortak. Bu ortak mesuliyetin merkezinde, gözümüzün nuru, en kıymetli varlığımız olan evlatlarımız bulunuyor. Bu ülkenin çocukları, bu toprakların nadide çiçekleridir. Her biri kendine özgü güzelliğiyle dünyamızı zenginleştirir, her biri kendi istidadıyla var olur. Esasında her biri başlı başına bir alemdir. Toprağın bağrından bin bir emekle yetişen bir çiçeğe nasıl ihtimam gösterilirse, evlatlarımıza da öyle bakmak, onları öyle korumak, onları öyle kuşatmak mecburiyetindeyiz."
"Yetkin ve erdemli insanı merkeze aldık"
Bakan Tekin, okullara yönelik saldırıların ardından ilk andan itibaren devletin bütün kurumlarıyla sahada olduklarını bildirdi.
İlgili birimlerin süratle harekete geçtiğine, müfettiş görevlendirmelerinin yapıldığına ve psikososyal destek süreçlerinin başlatıldığına dikkati çeken Tekin, "Sayın Cumhurbaşkanımızın yakın takip ve talimatlarıyla, İçişleri Bakanlığımız, Adalet Bakanlığımız, Sağlık Bakanlığımız, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız ve ilgili bütün kurumlarımızla tam bir eşgüdüm içerisinde, sürecin her aşamasını dikkatle takip ettik, etmeye de devam ediyoruz. Acılı ailelerimiz başta olmak üzere hiçbir ailemizin kendisini yalnız hissetmemesi için gerekli desteği sürdürüyoruz." diye konuştu.
Göreve geldikleri günden itibaren çocukların güven içinde büyüdüğü, öğretmenlerin huzurla vazifesini sürdürdüğü "güvenli okul iklimi"ni daha da güçlendirmek için kararlı adımlar attıklarını vurgulayan Tekin, ilk olarak Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli çalışmalarını başlattıklarını anımsattı.
Modelle öğrencilerin sosyal duygusal öğrenme becerilerini, okuryazarlık becerilerini geliştirmeyi, "erdem-değer-eylem" çerçevesiyle onlara milli ve manevi değerlerin kazandırmayı hedeflediklerini söyleyen Tekin, böylece sağlıklı şahsiyetlerden oluşan huzurlu toplumun temel unsuru olan "yetkin ve erdemli" insanı merkeze aldıklarını belirtti.
"Okullarda Şiddetin Önlenmesi" genelgesini yayımladıklarını hatırlatan Tekin, Öğretmenlik Mesleği Kanunu'nda yapılan düzenlemeyle eğitim çalışanlarına yönelik hukuki destek mekanizmalarını daha güçlü biçimde işletmeye başladıklarını ifade etti.
Modelle medya, dijital ve bilgi okuryazarlığını müfredatın parçası haline getirdiklerini ifade eden Tekin, Dijital Vatandaşlık Eğitimi yaklaşımını güçlendirdiklerinin altını çizdi.
Türkiye'nin öncülüğünde dünyada ilk kez yayınlanan "Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesi" doğrultusunda tedbirler silsilesi oluşturduklarını bildiren Tekin, şöyle konuştu:
"Siber zorbalık, dezenformasyon ve çevrim içi riskler karşısında çocuklarımızı koruyan yeni bir dikkat geliştirdik. Sonrasında, bağımlılıkla mücadeleyi çocuklarımızın esenliği, karakter gelişimi ve okul aidiyetiyle birlikte ele aldık. Duygu-Değer Temelli Dijital Esenlik projesiyle çocuklarımızın teknoloji karşısında savunmasız kalan iç dünyasını daha yakından gözeten bir koruma çerçevesi kurduk. Dijital bağımlılık, teknoloji bağımlılığı, sigara ve tütün bağımlılığı ile akran zorbalığı başlıklarında öğretmenlerimize, öğrencilerimize ve velilerimize yönelik yüz yüze ve çevrim içi eğitimleri yaygınlaştırdık."
Tekin, göreve geldikten sonra yapılan bazı faaliyetleri anlattı.
"İzleme sonuçlarına göre önlemlerimizi güçlendireceğiz"
Bakan Tekin, "Güvenli Okul" yaklaşımıyla okul iklimini sahada somut ve kurumsal tedbirlerle güçlendirdiklerini bildirdi.
İçişleri Bakanlığı ile koordineli biçimde geliştirdikleri "Okul Durum Değerlendirme Ölçeği" ile risk alanlarını daha sağlıklı tespit ettiklerini aktaran Tekin, bu ölçek sayesinde 2025-2026 eğitim öğretim yılında 1136 okulda kolluk görevlisi ve 24 bin 214 güvenli eğitim koordinasyon görevlisi görevlendirdiklerini hatırlattı.
Yaşanan okul saldırılarının ardından ilgili tüm bakanlıklarla ortak şekilde değerlendirdikleri yeni önlemleri karara bağladıklarını vurgulayan Tekin, şu bilgileri paylaştı:
"Okul güvenliğini fiziki tedbirlerle birlikte dijital risk alanlarını da kapsayacak şekilde genişleterek ele alıyoruz. Bu işbirliği çerçevesinde siber devriye faaliyetlerine daha fazla ağırlık verecek, ilgili birimlerimizin kapasitesini güçlendirecek, dijital dünyanın karanlık alanlarında çocuklarımızı hedef alan riskleri, yapay zeka destekli takip ve analiz imkanlarıyla daha yakından izleyip, izleme sonuçlarına göre önlemlerimizi güçlendireceğiz. Bakanlıklar arası veri paylaşımını ve işbirliğini güçlendirecek, okullarımızın çevresinden giriş-çıkış düzenine, riskli durumlara erken müdahaleden kurumlar arası eşgüdüme kadar yeni çalışma modellerini ivedilikle devreye alıyoruz. Bu çerçevede İçişleri Bakanlığımız, Adalet Bakanlığımız, Sağlık Bakanlığımız ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızla yürüttüğümüz veri entegrasyonu sürecini Bakanlık Yönetim Sistemi'mizle bütünleştirerek yapay zeka destekli bir risk analiz ve erken uyarı sistemi oluşturuyoruz.
Devamsızlık eğilimleri, disiplin verileri, demografik yapı, okul riski ve suça yönelim gibi göstergeleri birlikte değerlendiren bu yapı sayesinde, tek başına sınırlı anlam taşıyan sinyalleri bütüncül biçimde okuyabilecek, ilgili birimlerimizi erken aşamada harekete geçirebileceğiz. Aile ile okul arasındaki irtibatı daha da sağlamlaştırıyoruz. İki yıl önce başlattığımız 'Veli Randevu Sistemi'ni daha etkin hale getiriyoruz. Okul-aile-rehberlik sürecinin gündelik eğitim hayatının tamamında daha canlı ve işlevsel olmasını temin etmek istiyoruz. Dijital bağımlılık gibi risklere karşı velilerimize yönelik destek ve danışma hattını kısa süre içinde farklı yazılımlarla birlikte devreye alıyoruz. Anne-babalarımızın çocuklarının maruz kaldığı dijital içerikleri daha yakından tanıması, riskleri daha erken fark etmesi ve gerektiğinde hızlı destek alabilmesi için yeni bir destek imkanı oluşturuyoruz."
Duygu, Değer Temelli Dijital Esenlik Projesi ülke genelinde yaygınlaştırılacak
Bakan Tekin, öğretmenlere ve okul yöneticilerine kriz yönetimi, sınıf içi müdahale, erken uyarı işaretlerini fark etme ve riskli durumlara doğru tepki verme konularında kapsamlı eğitimler planladıklarını, öğretmenleri okul iklimini ayakta tutan en güçlü rehber olarak desteklemeyi sürdüreceklerini belirtti.
Öğrenciler için psikososyal destek mekanizmalarını daha da güçlendireceklerini aktaran Tekin, "Halihazırda 23 ilimizde pilot olarak başlattığımız Duygu, Değer Temelli Dijital Esenlik Projemizi genişleterek ülke sathına yaygınlaştıracağız. Çocuğun iç dünyasını dikkate alan yaklaşımlarla netice alabileceğimizi biliyoruz. Bu sebeple koruyucu, önleyici ve iyileştirici bütün araçları birlikte işleteceğiz." diye konuştu.
Tekin, şöyle devam etti:
"Riskleri erkenden fark eden, etkili ve zamanında müdahale üreten rehberlik kapasitemizi daha hassas hale getireceğiz. Çocuklarımızın sessizce içine kapandığı, görünürde fark edilmeyen ama zamanla derinleşen kırılma alanlarını daha erken öngörebilen, uygun destek mekanizmalarını vakit kaybetmeden devreye alabilen yapay zeka desteğiyle, rehberlik sistemimizi daha güçlü bir hale getiriyoruz. Bunlarla birlikte, çocuklarımızın güvenliğini tehdit eden risk alanlarının bir kısmı okul dışındaki faktörler olarak, medya içeriklerinden dijital platformlara, hukuki caydırıcılıktan kurumlar arası denetim ve koordinasyona kadar uzanan daha geniş bir bakış açısı gerektiriyor. Bu nedenle, ilgili bütün bakanlıklarımız, kurullarımız ve kurumlarımızla birlikte topyekun mücadele anlayışıyla şiddeti özendiren içeriklere karşı daha güçlü bir takip ve denetim çerçevesi oluşturuyoruz.
Bu doğrultuda, risk barındıran dijital platformlar dahil tüm mecralarda çocuklarımızı koruyacak teknik ve hukuki tedbirleri almak, yaş doğrulama ve içerik güvenliği başlıklarında yeni uygulamaları devreye almak, çocukların erişimine açık risk alanlarına karşı caydırıcılığı artırmak ve bütün bu süreçleri müşterek bir eylem planı içinde yürütmek üzere kapsamlı bir hazırlık içindeyiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla şekillenen bu çerçeveyi, okul güvenliğinden aile desteğine, rehberlik hizmetlerinden dijital risk yönetimine, medya takibinden hukuki koruma mekanizmalarına kadar bütün boyutlarıyla kapsayan güçlü bir politika setiyle tahkim ediyoruz. 'Güvenli okul iklimi' inşa etme meselesinde hiçbir tereddüde, hiçbir boşluğa asla izin vermeyeceğiz."
Öğrenci ve öğretmenlerin huzurunu, okulların güvenliğini en güçlü şekilde sağlamak için gereken her tedbiri aldıklarını ifade eden Tekin, "Biz bu ağır imtihanın karşısında asla geri durmayacağız. Bu ülkenin çiçeklerini asla soldurmayacağız. Öğrencilerimize, öğretmenlerimize ve milletimizin istikbaline her daim sahip çıkacağız." dedi.
Soruları yanıtladı
Bakan Tekin, konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını da yanıtladı.
Güvenlik tedbirlerine ilişkin bir takvimin olup olmayacağına ilişkin soru üzerine Tekin, şu yanıtı verdi:
"Bütün kamu kurumlarını ilgilendirilen tedbirler var. Bunlardan bir kısmı Milli Eğitim Bakanlığının doğrudan alması gereken tedbirler. Onlarla ilgili takvimi biz sürekli güncel bir biçimde tamamlanan bütün tedbirlerimizi kamuoyuyla paylaşacağız. Onun dışında Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımızın koordinesinde yürüyen 6 aylık ve uzun vadeli tedbirlerimizle ilgili bakanlıklar ve yasama organıyla beraber, çünkü bunların bir kısmı başka bakanlıkların da olayın içerisine dahil olmasını gerektiriyor, bir kısmı Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde milletvekillerimizin katkısıyla onların desteğiyle çıkaracağımız yasal düzenlemelerle mümkün olabilecek. Dolayısıyla bunların hepsini peyderpey güncel bir biçimde kamuoyuyla paylaşacağız."
"Özellikle İçişleri Bakanlığıyla yapılacak çalışmalarla ilgili atılacak adımları biraz daha detaylandırabilir misiniz?" soru üzerine Tekin, her eğitim-öğretim yılının başında İçişleri Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı, taşrada valiler ile il milli eğitim müdürlerinin, kaymakamlarla ilçe milli eğitim müdürlerinin, ilçedeki diğer yetkililerle her bir okul için bir risk haritası oluşturduğunu anımsattı.
Ardından normal koşullarda eğitim-öğretim başladığında bir ölçeklendirme yaptıklarını ve bu ölçeklendirmeye göre okulun ihtiyaç duyduğu güvenlik tedbirlerini aldıklarını söyleyen Tekin, riskli görülen okullarda 24 saat kolluk görevlisinin beklemesi, bazı okullarda belli aralıklarla devriye araçlarının çalışması gibi etkinliklerin sürekli planlandığını söyledi.
Bunun dışında ihtiyaca yönelik yine aynı şekilde valiler ve kaymakamların bu toplantıları daha sık yapıp bu tedbirleri farklılaştıran lokal özelliklere göre adımlar attıklarını belirten Tekin, şöyle devam etti:
"İçişleri Bakanlığımızla yaptığımız tedbirler kabaca şu minvalde yürüyecek, biz okullarımızdan hangi okulumuzda hangi tür tedbir alacağımıza ve bu tedbirin ihtiyaç duyduğu fiziki yatırım neyse, okulun inşa sürecinden tutun, okuldaki dedektörden x-ray cihazlarına kadar okulların fiziki özelliklerine göre İçişleri Bakanlığımızla birlikte bu okulları tekrar masaya yatırıyoruz. Alınan güvenlik tedbirlerinin daha sağlıklı sonuçlar vermesi için aksayan yönler varsa onları İçişleri Bakanlığımızla tek tek Türkiye'deki 60 binin üzerindeki okulumuzu bu perspektifle yeniden gözden geçiriyoruz. İçişleri Bakanlığımızla okullarımızdaki risk haritası ile ilgili geliştirdiğimiz ölçeği daha hassas bir hale getiriyoruz, oradaki kriterlerimizi yeniden gözden geçiriyoruz. O konudaki tedbirlerimizi de süreç tamamlanınca onları da bu riske ilgili belirlediğimiz ölçekteki değerlendirmeleri de sizlerle paylaşacağız."