|
Tweet |
Türkiye'nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ahmet Yıldız, Türkiye'nin çatışma bölgelerindeki sivillerin korunması için uluslararası çabalara bağlılığını vurguladı.
Yıldız, New York'taki BM Güvenlik Konseyi'nde (BMGK) düzenlenen "Silahlı Çatışmalarda Sivillerin Korunması" oturumunda konuştu. Konuşmasında, sivillerin silahlı çatışmalardan gördüğü zarara dikkat çekerek, Türkiye'nin kayıp şahıslar sorununu ele alma konusundaki kararlılığını yineledi. Yıldız, bu konunun çözümü için kapsamlı ve koordineli bir yaklaşımın gerekliliğini belirtti. Türkiye'nin, uluslararası hukuka saygılı, siyaset dışı, tarafsız ve sonuç odaklı çabaları desteklediğini ifade etti.
Suriye ve Gazze'deki Kayıplar
Yıldız, Suriye'deki çatışmalar nedeniyle on binlerce kişinin kayıp olduğunu ve bu durumun aileler için dayanılmaz acılara neden olduğunu söyledi. Suriye'deki yeni yönetimin bu konuyu ele alma çabalarını memnuniyetle karşıladıklarını belirtti. Gazze'deki insani krize değinen Yıldız, nüfusun neredeyse tamamının yerinden edildiğini, binlerce kişinin öldürüldüğünü, yaralandığını ve enkaz altında kaldığını dile getirdi. İsrail'e uluslararası hukuk ve insancıl hukuk kapsamındaki yükümlülüklerini hatırlatarak, hesap verebilirlik çağrısında bulundu. Hamas'ın Ekim 2023'ten bu yana esir tutulan ABD-İsrail çifte vatandaşı askeri serbest bırakmasını memnuniyetle karşıladıklarını ve Gazze'de ateşkes sağlanması gerektiğini vurguladı.
GKRY Temsilcisinin İddialarına Cevap
Büyükelçi Yıldız, Kıbrıs adasındaki kayıp sivillerin sadece GKRY'de yaşayanlarla ilgiliymiş gibi gösterilmesine karşı çıkarak, "tarihi gerçeklerle" cevap verdi. Kıbrıs'taki kayıp kişilerin kaderinin, bu trajediye yol açan tarihi koşullar dikkate alınmadan değerlendirilemeyeceğini belirtti. Konunun 1963'e kadar dayandığını ve hem Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) hem de GKRY bireylerini etkileyen insani bir mesele olduğunu vurguladı. 1963'ten bu yana kaybolan Kıbrıslı Türklerin çoğunluğunun sivil, adadaki Rum kayıpların ise çoğunluğunun askeri personel olduğunu ifade etti. Kıbrıs Kayıp Şahıslar Komitesi'nin (KŞK) çalışmalarının, adadaki iki tarafın işbirliğiyle devam etmesi gerektiğini belirten Yıldız, GKRY temsil edilirken KKTC'nin BMGK'daki toplantıya katılamamasının haksızlık ve kabul edilemez olduğunu söyledi. GKRY temsilcilerinin, Kıbrıs sorununu bir "işgal" sorunu olarak göstererek uluslararası toplumu yanlış bilgilendirdiğini ve Kıbrıslı Türklere yönelik vahşetlerin BM arşivlerinde belgelendiğini kaydetti.