|
Tweet |
FETÖ’nün, PKK’nın ve Türkiye aleyhine terör faaliyeti yürüten medya organlarının kapatılması sürecinde ‘Özgür basın’ naraları atanlar, milli iradenin gür sesi Akit Medya’nın, CHP’li İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu tarafından baskı altına alınmaya çalışılması karşısında tek kelime açıklama yapmadı. Ülkemizi uluslararası siyasi arenada zor duruma düşürmek için her türlü kirli propagandayı yürüten yayın organlarına karşı yapılan hukuki yaptırımları bile ‘Basın özgürlüğüne darbe’ olarak nitelendirenler, milli iradenin temsilcisi Akit’e uygulanan korsan haciz işlemi karşısında suspus oldu.
CHP’li İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Akit Medya Grubu’na gönderdiği haciz ordusu, meydanlarda ‘özgür basın’ diyerek dolananların gerçek yüzünü gözler önüne serdi. 19 Mart 2014 tarihinde Kemal Kılıçdaroğlu, FETÖ’nün en önemli yayın organı Samanyolu Haber’e konuk olarak ‘bağımsız medya’ naraları atmıştı. Ayrıca “Emin olun yurtdışına kaçmaktan başka bir çaresi yok. Erdoğan için söylüyorum. Kaçsa da onu bu ülkeye getireceğiz. Yargılanacak. Bunun kurtuluşu yok” demişti. Tarihler 14 Aralık 2014’i gösterdiğinde CHP İstanbul Milletvekili Oktay Ekşi, polisin FETÖ’cü Zaman gazetesinde arama yapılması üzerine Ekrem Dumanlı’ya destek ziyaretinde bulundu. “Onları müdafaa etmek bana da düşen bir borç olduğu için buraya geldim. Dayanışma borcumun gereğini yerine getirmek istedim” ifadelerini kullanmıştı.

26 Ekim 2015’de de yine “özgür basın” sloganı CHP’nin dilindeydi. Kemal Kılıçdaroğlu kayyım atanan BugünTv, KanalTürk, Bugün ve Millet gazetelerini ziyaret etti. Kemal Kılıçdaroğlu: “Bir hukuk devletinde olmaması gereken uygulamalarla karşı karşıyayız. İnşallah bunlar son olur. Bu tür kararlar demokrasimize zarar veriyor. Ülkemizin saygınlığına zarar veriyor. Bir grubu düşman ilan etmek, onların üzerine acımasızca gitmek, hukuku karalamak bizim kabul edeceğimiz bir uygulama değil” ifadelerini kullanmıştı. 28 Ekim 2015’e gelindiğinde ise CHP milletvekilleri Mahmut Tanal, Eren Erdem, Şafak Pavey ve Barış Yarkadaş FETÖ’nün yayın organlarına kayyım atanmasını protesto etmişti.
5 Mart 2016’da ise CHP milletvekilleri Kemal Kılıçdaroğlu’nun talimatıyla kayyım atanan Zaman gazetesine gitti, Abdülhamit Bilici ile görüştü.

FETÖ’nün MİT Tır’ları ihanetini yayınlayan Cumhuriyet gazetesinin o dönemki genel yayın yönetmeni Can Dündar’ın yargılandığı İstanbul Adalet Sarayı’nın önünde CHP Genel Başkan Yardımcısı Enis Berberoğlu, CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin ve CHP milletvekili Hilmi Yarayıcı destek açıklaması yaptı. Berberoğlu, “Meslektaşınız Can Dündar’ın hapiste geçirdiği yaklaşık 3 hafta sonunda ilk defa özgürlükleri bir davada, bir mahkeme salonunda selamlaşmasını izlemek üzere geldik. Can Dündar ve Erdem Gül’ün tutukluğu haksızdır, yersizdir, hukuksuzdur. Zaten hukuku kendine göre üstünler hukukundan da çıkarıp sadece kendisine göre tarif eden bir zihniyetin, bir otoritenin emri neticesinde Can Dündar ve Erdem Gül Silivri’de yatıyorlar” açıklamasında bulunmuştu.
MİT tır’ları kumpasında ihanetin içerisinde yer aldığı anlaşılan Enis Berberoğlu daha sonra tutuklanmıştı. Berberoğlu’nun tutuklanması sonrası provokatif adalet yürüyüşünü başlatan Kılıçdaroğlu, daha sonra yargılanan bir ismi bilinçli bir şekilde milletvekili adayı yapmıştı. Kırk yıldan bu yana ülkemizde kan akıtan terör örgütü PKK’nın yayın organlığı görevini üstlenmekten utanmayan Özgür Gündem paçavrasının kapatılması sonrası da seküler cenah ayağa kalkmıştı. 106 gazeteci isim, ‘özgür basın’ kisvesiyle PKK’nın gazetesini savunmuştu.