|
Tweet |
Tatar, Yunanistan'daki cuntanın Kıbrıs'ı Yunanistan'a bağlama ve Doğu Akdeniz'i Yunan gölü yapma hayalleriyle Rumları kışkırttığını ifade etti. "Kıbrıs'ta asıl işgalci olan Yunanistan'dır," diyen Tatar, 15 Temmuz 1974'te Yunanistan'ın darbe düzenlediğini ve Kıbrıs'ın Yunanistan'a bağlanmasıyla Ada'daki Türklerin imha edilmesinin planlandığını söyledi.
Türkiye'nin Kıbrıs Barış Harekatı'nı yapmasını 11 yıl beklediklerini belirten Tatar, harekat öncesinde Kıbrıs Türk halkının zorlu süreçlerden geçtiğini anlattı. Rumların Türklere yönelik saldırıları ve katliamlarının BM ve İngilizler tarafından seyredildiğini kaydeden Tatar, "Bizi acımasızca toplu mezarlara koyacaklardı. 1963'te soykırımdan geçtik, 1974'te de soykırım olacaktı," şeklinde konuştu.
Tatar, 19 Temmuz 1974'te belirsizliğin hakim olduğunu, ancak 20 Temmuz 1974'te Mehmetçiğin Kıbrıs'a çıkmasıyla sevincin başladığını ifade etti. Kıbrıs Barış Harekatı'nın Kıbrıs Türkü'nün yeniden doğuşu olduğunu vurgulayan Tatar, KKTC'nin Mavi Vatan'da geleceğe emin adımlarla yürüdüğünü kaydetti.
İngilizlerin nüfus politikasıyla Kıbrıs'ı Rumlaştırmaya çalıştığını savunan Tatar, Yunanlıların Kıbrıs'ı 13. ada olarak gördüklerini ve bu nedenle nüfus stratejisi izleyerek Kıbrıs'ı Yunanistan'a bağlamak istediklerini belirtti. Kıbrıs Türklerinin direnişiyle "Büyük Yunanistan" idealinin engellendiğini vurguladı.
Tatar, Kıbrıs Türklerinin geleceğe güvenle bakabildiğini ve Türkiye'nin her zaman yanlarında olduğunu söyledi. Türkiye'nin Kıbrıslı Türkler için fedakarlıktan vazgeçmediğini ifade ederek, Anadolu'dan getirilen su, Ercan Havalimanı ve gelecekteki elektrik hizmetinin önemine değindi.
Tatar, Türk milletine teşekkür ederek, şehitlere rahmet ve gazilere sağlıklı ömür diledi. Ayrıca, Kıbrıs Barış Harekatı'nın kararını alan dönemin Başbakanı Bülent Ecevit, Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan ve diğer devlet adamlarına da rahmet diledi.