|
Tweet | Tarih: 03-08-2026 12:38 |
ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol’un geçtiğimiz günlerde sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda aslında önemli bir detay da vardı. AKYOL’un, ASELSAN’ı ziyaret eden Sahil Güvenlik Komutanı Koramiral Ahmet Kendir’i tesiste gezdirdiği sırada çekilen fotoğrafta ikili lançere sahip GÖKSUR da arka olanda görülüyordu.
Bugüne kadar savunma sanayii fuarlarında maket halini gördüğümüz GÖKSUR’un üretimden çıkmış hali böylece kameralara yansımış oldu. Mavi Vatan’daki yakın hava savunmanın kritik oyuncularından GÖKSUR’un imkan ve kabiliyetleri aslında harp sahasındaki dönüşümü göstermesi adına da hayli önemli.
Geçtiğimiz yıl dikey atım versiyonunun atış testlerini gördüğümüz GÖKSUR, Türk savunma sanayiinin gözbebeklerinden ASELSAN ve TÜBİTAK SAGE ortaklığında geliştirildi. Deniz platformları için tasarlanan bu sistemde düşman unsurları durdurabilmek için gelişmiş füzeler kullanılıyor.
GÖKSUR’ün yapay zeka destekli atış kontrol sistemi ve çoklu angajman kabiliyeti kritik. Sistem bu özellikleri sayesinde deniz hattına çok yakın uçabilen hedefleri, düşman helikopterlerini ve uçaklarını ya da hasım gemisavar füzelerini tespit edip, önleyebiliyor.
Bilindiği üzere, gerek dünyada çok yaygın olarak kullanılan ABD üretimi SeaRAM gerekse de Roketsan imzalı Levent tek lançere sahip.
[GÖKSUR hizmete girdiğinde özellikle yakın hava tehditlerine karşı son derece önemli bir kabiliyet kazanılmış olacak. Foto: AA]
Savunma ve Denizcilik Uzmanı Kozan Selçuk Erkan, ASELSAN’ın GÖKSUR için çift lançere yönelmesinin temelinde ‘sahada değişen tehditler’ meselesinin yattığını anlatıyor.
Bu kapsamda yakın geçmişe kadar düşman tarafından gönderilebilecek uçak ya da helikopter sayının nispeten kısıtlı olduğunu anımsatıyor Erkan. Yeni dönemde ise gemilere karşı yollanan dron, Kamikaze İHA ya da sürü halinde hareket edebilen diğer unsurların en büyük risklerden biri olduğunun altını çiziyor.
Haliyle Türkiye’nin sahadaki bu dönüşüme ayak uydurduğuna dikkati çekip, “Tehdit seti çeşitlendi. Çözümleriniz de buna uygun olarak güncellenmeli. GÖKSUR’un çift lançerli modeli tam da böyle bir ürün. Tek lançere göre daha fazla önleme füzesi taşıyabilecek. Bu da onun tek lançerli versiyonlara göre daha fazla sayıda füzeyle daha hızlı ve daha net önleme yapabilmesini sağlayacak.” bilgisini paylaşıyor.
Erkan, bu noktada önemli bir parantez daha açıyor. Bir ürünü yerli/milli imkanlara üretebilmenin neden kritik olduğunu GÖKSUR’da bir kez daha gördüğümüzü vurguluyor.
“Bugüne kadar bu sistemi hep yurt dışından alıyorduk. Sonra yerli ve millisini ürettik. Bu da yetmedi sahadaki ihtiyaçlarımıza göre farklı versiyon yapabildik. Türk mühendislerce geliştirilen bir sistem olmasa, bu tür dönüşümler için tamamen üretici ülkenin insafına kalmış olacaktık.” diyor.
GÖKSUR’un gerek dikey atımlı versiyonu gerek çift lançerli modellerinin ihracat açısından da çok güçlü olduğunu belirtiyor Kozan Selçuk Erkan. Dünyanın dört bir yanına askeri gemi satabilen Türkiye’nin bu platformlara yüklenecek sistemler açısından son derece gelişmiş ürünler yapabilmesinin de hayli stratejik olduğu gerçeğiyle de sözlerini noktalıyor.