|
Tweet | Tarih: 02-06-2026 11:43 |
İsrail Medyasından Çarpıcı Türkiye Analizi: Kuzey Afrika’dan Levant’a İleri Bir Güç
Ynet tarafından yayımlanan haberde, EFES-2026 askeri manevrasında 50 ülkenin sancağı arasında, daha evvel hiçbir çok uluslu tatbikatta görülmemiş olan Libya ve Suriye sancaklarının da dalgalandığına işaret edildi. Bu durumun askeri uzmanlar nezdinde kayda değer bir hadise olarak görüldüğü aktarıldı.
50 ÜLKEDEN 10 BİNDEN FAZLA PERSONEL KATILIM GÖSTERDİ
Ege kıyılarında, İzmir civarında gerçekleştirilen tatbikat, Türkiye'nin bugüne dek düzenlediği en kapsamlı birleşik ve müşterek askeri faaliyetlerden biri olarak kayıtlara geçti. Manevralara 50 farklı ülkeden 10 bini aşkın askeri personel iştirak etti. Tatbikatın, Türkiye’nin savunma sanayisindeki yetkinliklerini ve askeri teknolojilerini uluslararası alanda sergilediği mühim bir vitrin vazifesi gördüğü ifade edildi.
Tatbikat esnasında Türkiye’nin yerli ve milli imkanlarla geliştirdiği savunma sistemleri vitrine çıktı. TCG Anadolu gemisinden havalanan Bayraktar TB3 insansız hava aracı operasyonel görevler üstlenirken, Bayraktar Akıncı da müşterek harekâtlarda yerini aldı. Ayrıca, Türkiye’nin seyir füzeleri ve İHA gibi tehditlere karşı geliştirdiği katmanlı hava ve füze savunma sistemi Çelik Kubbe'nin de tanıtımı yapıldı.
LİBYALI BİRLİKLER TEK SANCAK ALTINDA BİRLEŞTİ
Ynet'in haberine göre, Libya'dan tatbikata ülkenin doğu kanadından 331, batı kanadından ise 171 olmak üzere toplam 502 personel katılım sağladı. Haberde, rakip taraflardan gelen askerlerin ilk defa tek bir Libya bayrağı altında ortak eğitim aldığına vurgu yapıldı. Libyalı birliklerin amfibi harekât, elektronik harp, mayın ve el yapımı patlayıcılarla mücadele ile özel kuvvetler operasyonları gibi konularda eğitimden geçirildiği bilgisi paylaşıldı. Bu durumun, Libya'nın Türk askeri tesiri altındaki bölgesel güvenlik mimarisine daha derinlemesine entegrasyonu manasına gelebileceği öne sürüldü.
ESAD REJİMİ SONRASI SURİYE ORDUSU İLK KEZ YURT DIŞINDA
Haberde, Suriye'nin katılımının nicelik olarak kısıtlı olmasına karşın stratejik tesirinin çok daha kapsamlı olduğu dile getirildi. Aralık 2024'te Beşşar Esad yönetiminin çöküşünün ardından yeniden teşkilatlandırılan Suriye ordusuna bağlı unsurların EFES-2026'ya iştiraki, ordunun ilk yurt dışı askeri tatbikat tecrübesi oldu. Savunma uzmanlarının, Esad sonrası süreçte Türkiye'nin Suriye'deki etkinliğinin artmasını öngördüğü belirtilirken, Ankara'nın yeni Suriye ordusunun yapılandırılmasından zırhlı araç ve İHA tedarikine kadar geniş bir yelpazede rol oynayabileceği değerlendirildi.
Ynet'in analizinde Türkiye'nin konumu, "Kuzey Afrika’dan Levant’a ileri bir güç" olarak nitelendirilirken, bu gelişmelerin İsrail'i "yeni bir stratejik denklem kurmaya mecbur bıraktığı" ifade edildi.
İSRAİL İÇİN YENİ SAVUNMA DENKLEMİ
Haberde, Türkiye'nin Trablus yönetimiyle askeri danışmanlık bağlarını devam ettirdiği, Suriye'nin yeni silahlı kuvvetlerinin hamisi konumuna yükseldiği ve 2019'da Libya ile imzaladığı deniz yetki alanları mutabakatı ile Doğu Akdeniz’de gelişmiş bir deniz gücü pozisyonuna eriştiği iddia edildi. Bu gelişmelerin, Ankara'nın bölgesel nüfuzunu artırarak bir etki sahası tesis etme gayretinde olduğunu gösterdiği öne sürüldü.
Ynet'e göre, İsrail'in EFES-2026'yı rutin bir askeri faaliyet olarak göremeyeceği belirtildi. Gelecek yıllarda Suriye silahlı kuvvetlerinin nasıl bir yapıya bürüneceği, kimler tarafından eğitileceği ve hangi sistemleri kullanacağı gibi konuların İsrail savunma planlamacıları için hayati ehemmiyet arz ettiği kaydedildi. Suriye'nin tatbikata katılımının, Şam'ın çok uluslu askeri yapılara entegrasyon sürecinin bir başlangıcı olabileceği ve bu sürecin bölgesel güvenlik denklemlerini değiştirebileceği savunuldu.