|
Tweet | Tarih: 23-12-2021 16:56 |
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, toplantıda enflasyonun kısa dönemde, başta döviz kurları, emtia fiyatları ve yönetilen/yönlendirilen fiyatlar olmak üzere arz ve talep yönlü çeşitli unsurların etkisiyle oynak bir seyir izlemesinin beklendiğini vurguladı.
1.  Kasım ayında tüketici fiyatları yüzde 3,51 oranında artmış, yıllık enflasyon 1,42 puan yükseliÅŸle yüzde 21,31 olmuÅŸtur. Bu geliÅŸmede, enerji ile birlikte hizmet grubu fiyatları öne çıkmıştır. Gıda ve temel mal gruplarında yüksek fiyat artışlarına raÄŸmen yıllık enflasyon baz etkisi kaynaklı olarak sınırlı bir düşüş kaydetmiÅŸtir. Döviz kuru geliÅŸmeleri, yurt içi enerji fiyatlarındaki artışlar, uluslararası emtia fiyatlarında süregelen olumsuz seyir ve yeniden belirginleÅŸen tedarik sorunları, üretici fiyatlarının önemli ölçüde yükselmesine neden olmuÅŸtur. Bu görünüm altında, B ve C endekslerinin yıllık enflasyonları ve yakın dönem eÄŸilimleri artış sergilemiÅŸtir.Â
2.  Gıda ve alkolsüz içecekler grubu fiyatları Kasım ayında yüzde 3,92 oranında artmış, grup yıllık enflasyonu yüksek baz nedeniyle 0,30 puan düşüşle yüzde 27,11’e gerilemiÅŸtir. Yıllık enflasyon iÅŸlenmiÅŸ gıdada yüzde 28,86’ya yükselirken, iÅŸlenmemiÅŸ gıdada yüzde 25,22’ye düşmüştür. İşlenmemiÅŸ gıda enflasyonundaki azalışta taze meyve-sebze alt grubundaki geliÅŸmeler belirleyici olmuÅŸtur. Bu dönemde olumlu seyreden hava koÅŸullarını takiben sebze fiyatları gerilerken, yüksek bazın da katkısıyla taze meyve ve sebze grubunda yıllık enflasyon belirgin bir ÅŸekilde gerilemiÅŸtir. Öte yandan, döviz kuru ve girdi maliyetlerindeki görünüm neticesinde diÄŸer iÅŸlenmemiÅŸ gıda fiyatları yükselmiÅŸ, et, yumurta, patates, kuruyemiÅŸ ve bakliyat öne çıkan kalemler olmuÅŸtur. İşlenmiÅŸ gıdada aylık fiyat artışı ivme kazanırken, ekmek ve tahıllar kalemindeki yüzde 7,20 oranındaki artış dikkat çekmiÅŸ, bu geliÅŸmede özellikle tarımsal kuraklık ve uluslararası tahıl fiyatlarında gözlenen olumsuz seyir ile birlikte kur geliÅŸmelerinin yansımaları hissedilmiÅŸtir. DiÄŸer iÅŸlenmiÅŸ gıda kalemleri arasında, et fiyatlarını takiben iÅŸlenmiÅŸ et ürünleri, uluslararası etkilerin yansıdığı katı-sıvı yaÄŸlar ile ÅŸeker ve ÅŸekerle baÄŸlantılı ürün grupları olumsuz ayrışmıştır. Bu geliÅŸmeler sonucunda, taze meyve ve sebze dışı gıda grubunda yıllık enflasyon 2,23 puan yükseliÅŸle yüzde 29,76’ya ulaÅŸmıştır.Â
3.  Enerji fiyatları Kasım ayında yüzde 5,95 oranında artarken, grup yıllık enflasyonu 6,38 puan yükseliÅŸle yüzde 32,14 olmuÅŸtur. Uluslararası enerji fiyatlarında bu dönemde bir miktar gevÅŸeme görülürken Türk lirasındaki görünümle yurt içi enerji fiyatları artış kaydetmiÅŸtir. Katı yakıt, tüp gaz ve akaryakıt yüksek fiyat artışlarıyla dikkat çeken kalemler olmuÅŸtur.Â
4.  Temel mal grubu fiyatları Kasım ayında yüzde 3,67 oranında artarken, grup yıllık enflasyonu baz etkisi kaynaklı olarak 0,10 puan düşüşle yüzde 18,36’ya gerilemiştir. Yıllık enflasyon dayanıklı mal alt grubunda azalırken, giyim ve ayakkabı grubunda yataya yakın bir seyir izlemiş, diğer temel mallarda ise artmıştır. Dayanıklı tüketim mallarında fiyatlar otomobil, mobilya ve beyaz eşya alt kalemleri öncülüğünde aylık bazda yüzde 4,06 oranında yükselirken, bu grupta yıllık enflasyon baz etkisiyle gerilemiştir. Giyim ve ayakkabı grubunda fiyatlar Kasım ayında mevsimsel ortalamasının altında artış sergilerken, yıllık enflasyon geçen yılın aynı dönemindeki salgın hastalık kaynaklı düşük baz nedeniyle yatay seyretmiştir. Döviz kuru gelişmelerine paralel olarak bu dönemde diğer temel mallarda genele yayılan fiyat artışları kaydedilmiştir.
5.  Hizmet fiyatları Kasım ayında yüzde 1,88 oranında yükselmiÅŸ, grup yıllık enflasyonu 1,45 puan artışla yüzde 16,88 olmuÅŸtur. Yıllık enflasyon, lokanta-otelde belirgin olmak üzere, tüm alt gruplarda artmıştır. Lokanta-otel alt grubunda fiyatlar gerek yemek hizmetleri gerekse de konaklama hizmetleri kaynaklı olarak yükselirken, söz konusu alt grup yüksek enflasyonu ile hizmetler sektöründeki diÄŸer gruplardan belirgin ÅŸekilde ayrışmaktadır. Bu dönemde, yemek hizmetleri fiyatları aylık yüzde 4,24 oranında yükselirken, bu geliÅŸmede olumsuz seyreden gıda fiyatlarının etkisi hissedilmiÅŸtir. Özellikle ekmek-tahıl ürünleri ile et ve et ürünleri fiyatlarındaki geliÅŸmelerin yemek hizmetlerini olumsuz yönde etkilediÄŸi deÄŸerlendirilmektedir. Hizmetler sektöründe bu dönemde öne çıkan diÄŸer alt gruplar kira ve diÄŸer hizmetler olmuÅŸtur. DiÄŸer hizmetler grubunda sigorta hizmetlerinin yanı sıra kura duyarlılığı yüksek olan bakım ve onarım hizmetleri olumsuz ayrışmıştır. Mevsimsel etkilerden arındırılmış verilerle incelendiÄŸinde, kira enflasyonundaki yükseliÅŸ eÄŸiliminin Kasım ayında da sürdüğü izlenmiÅŸtir.Â
6.  Piyasa Katılımcıları Anketi sonuçlarına göre, enflasyon beklentileri yukarı yönlü güncellenmeye devam etmiÅŸtir. Cari yıl sonu enflasyon beklentisi 4,54 puan artışla yüzde 23,85’e, gelecek on iki aya iliÅŸkin enflasyon beklentisi ise 5,78 puan artışla yüzde 21,39’a yükselmiÅŸtir. Uzun döneme iliÅŸkin veriler incelendiÄŸinde ise gelecek beÅŸ yıla iliÅŸkin enflasyon beklentisinin 0,76 puan artışla yüzde 8,72’ye yükseldiÄŸi gözlenmiÅŸtir. Â
ENFLASYONU ETKİLEYEN UNSURLAR VE RİSKLER
7.  Öncü göstergeler küresel ekonomideki güçlü toparlanmanın, bölgesel olarak farklılaÅŸmakla birlikte, devam ettiÄŸine iÅŸaret etmektedir. Yakın dönemde salgının etkisiyle ABD’de tüketici güven endeksleri düşük seyrederken, bazı Avrupa ülkelerinde kısmi bir iyileÅŸme görülmektedir. Küresel iktisadi faaliyette yaÅŸanan toparlanma ve aşılama oranlarındaki artışa raÄŸmen salgında yeni varyantlar nedeniyle kapanma tedbirlerinin ve seyahat kısıtlamalarının yeniden baÅŸlaması küresel iktisadi faaliyet üzerindeki aÅŸağı yönlü riskleri canlı tutmakta ve belirsizlikleri artırmaktadır.Â
8.  Küresel talepteki toparlanma, emtia fiyatlarındaki yüksek seyir, bazı sektörlerdeki arz kısıtları ve taşımacılık maliyetlerindeki artış uluslararası ölçekte üretici ve tüketici fiyatlarının yükselmesine yol açmaktadır. Yüksek küresel enflasyonun, enflasyon beklentileri ve uluslararası finansal piyasalar üzerindeki etkileri yakından izlenmekle birlikte, geliÅŸmiÅŸ ülke merkez bankaları artan enerji fiyatları ve arz-talep uyumsuzluÄŸuna baÄŸlı olarak enflasyonda görülen yükseliÅŸin beklenenden uzun sürebileceÄŸini deÄŸerlendirmektedir. Bu çerçevede iktisadi faaliyet, iÅŸgücü piyasası ve enflasyon beklentilerinde ülkeler arasında farklılaÅŸan görünüme baÄŸlı olarak geliÅŸmiÅŸ ülke merkez bankalarının para politikası iletiÅŸimlerinde ayrışma gözlenmekle birlikte, merkez bankaları destekleyici parasal duruÅŸlarını sürdürmekte, varlık alım programlarına devam etmektedir.Â
9.  Gelişmekte olan ülke borçlanma senedi piyasalarından çıkışlar devam ederken hisse senedi piyasalarına girişler sürmektedir. Gelişmiş ülkelerde uzun vadeli tahvil faizlerindeki oynaklık ve küresel finansal koşulların seyri gelişmekte olan ülkelere yönelen portföy akımlarına ilişkin riskleri canlı tutmaktadır. Söz konusu risklerin Türkiye’ye yönelik portföy akımları kanalıyla yaratabileceği etkilerin, yurt dışında yerleşiklerin portföy pozisyonlanmalarındaki mevcut seviyeler dikkate alındığında daha sınırlı kalabileceği değerlendirilmektedir.
10.  Kasım ayında üretici fiyatları yüzde 9,99 oranında artmış ve yıllık üretici enflasyonu yüzde 54,62 seviyesine ulaÅŸmıştır. Fiyat artışları genele yayılırken, petrol ve ana metal hariç imalat sanayi fiyatlarının eÄŸilimi önemli ölçüde yükselmiÅŸtir. Kasım ayında, döviz kuru geliÅŸmeleri, uluslararası tarımsal emtia ürünlerindeki olumsuz fiyat hareketleri, yurt içi enerji maliyetlerindeki artışlar ve yeniden belirginleÅŸen tedarik sorunları üretici fiyatlarını sürükleyen temel unsurlar olmuÅŸtur.Â
11.  Üçüncü çeyrekte, Gayri Safi Yurt İçi Hasıla aşılamadaki güçlü ivme ile birlikte kısıtlamaların hafifletilmesi ve turizm faaliyetindeki toparlanma eğiliminin belirginleşmesiyle yıllık yüzde 7,4, çeyreklik olarak ise yüzde 2,7 oranında artış kaydetmiştir. Üretim yönünden değerlendirildiğinde, sanayi ve hizmetler sektörü yıllık ve dönemlik büyümenin temel sürükleyicisi olurken, inşaat ve tarım sektörleri dönemlik büyümeyi sınırlamıştır. Harcama yönünden bakıldığında ise dönemlik büyümenin ana belirleyicisi yurt içi talep olmuştur. İç talebin artan katkısı açılmayla beraber salgından daha çok etkilenen sektörlerdeki toparlanmaya da bağlı olarak özel tüketim harcamalarından gelmiştir. Makine-teçhizat yatırımlarında yıllık büyüme yüzde 17,5 ile yüksek seyrini korumuştur. Dönemlik bazda hem ihracatta hem de ithalatta artış gerçekleşmiş, net ihracatın dönemlik büyümeye katkısı 0,1 yüzde puan ile sınırlı kalırken, yıllık büyümeye katkısı 6,8 puan olmuştur.
12.  Öncü göstergeler yurt içinde iktisadi faaliyetin, dış talebin de etkisiyle güçlü seyrettiÄŸine iÅŸaret etmektedir. Sanayi Üretim Endeksi (SÜE), Ekim ayında mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış olarak bir önceki aya kıyasla yüzde 0,6, yıllık bazda ise yüzde 5,4 artmıştır. Böylelikle SÜE üçüncü çeyreÄŸe göre yüzde 1,5 oranında yükselerek dördüncü çeyrekte de artış eÄŸilimini korumuÅŸtur. DiÄŸer ulaşım araçları imalatı baÅŸta olmak üzere, tarihsel olarak yüksek oynaklık gösteren sektörler dışlandığında, sanayi üretimindeki aylık artışın dayanıksız mallar öncülüğünde manÅŸet deÄŸerden daha kuvvetli olduÄŸu görülmektedir. Kasım ayı itibarıyla, imalat sanayi firmalarının gelecek on iki aylık döneme iliÅŸkin yatırım eÄŸilimlerindeki yüksek seyir devam etmektedir.Â
13.  Aşılamanın toplumun geneline yayılması salgından olumsuz etkilenen hizmetler, turizm ve bağlantılı sektörlerin canlanmasına ve iktisadi faaliyetin daha dengeli bir bileşimle sürdürülmesine olanak tanımaktadır. Perakende satış hacmi ve hizmet ciro endeksleri özellikle turizm bağlantılı kalemlerin desteğiyle artışını sürdürmektedir. Diğer taraftan dayanıksız tüketim mallarındaki toparlanma eğilimi korunmaktadır.
14.  İşgücü piyasasındaki iyileÅŸme iktisadi faaliyet görünümüyle uyumlu olarak devam etmektedir. Ekim ayında istihdam, açılma ve turizmdeki olumlu seyrin etkisiyle hizmetler sektörünün öncülüğünde artış eÄŸilimini korurken, iÅŸgücüne katılım oranında sınırlı bir yükseliÅŸ gözlenmiÅŸtir. Böylelikle, mevsimsellikten arındırılmış olarak iÅŸsizlik oranı gerilemeye devam ederek yüzde 11,2 olmuÅŸtur. Anket göstergeleri ve yüksek frekanslı veriler, istihdam görünümündeki iyileÅŸmenin ve iÅŸgücü piyasasındaki olumlu seyrin sürdüğüne iÅŸaret etmektedir.Â
15.  Olumlu dış talep koÅŸulları cari iÅŸlemler dengesini pozitif etkilemektedir. Cari iÅŸlemler dengesi Ekim ayında 3,2 milyar ABD doları fazla vermiÅŸ, 12 aylık birikimli olarak ise 3,2 milyar ABD doları azalışla 15,4 milyar ABD dolarına gerilemiÅŸtir. Geçici dış ticaret verileri Kasım ayında ihracatın gücünü koruduÄŸuna, ithalatın ise enerji ithalatındaki yüksek oranlı artışın da etkisiyle arttığına iÅŸaret etmektedir. Dış ticaret dengesindeki bu görünüme karşın, hizmet gelirlerindeki olumlu seyir cari iÅŸlemler dengesini desteklemeye devam etmektedir. İhracattaki artış eÄŸiliminin güçlenmesiyle cari iÅŸlemler dengesinin 2022 yılında fazla vermesi öngörülmektedir. Cari iÅŸlemler dengesindeki iyileÅŸme eÄŸiliminin güçlenerek devam etmesi fiyat istikrarı hedefi için önem arz etmekte, bu baÄŸlamda ticari ve bireysel krediler yakından takip edilmektedir.Â
PARA POLİTİKASI
16.  Para politikası duruşu, enflasyon görünümüne yönelik risklerin kaynağına, kalıcılığına ve para politikası ile ne ölçüde kontrol altına alınabileceğine dair değerlendirmeler dikkate alınarak, temkinli bir yaklaşımla enflasyonun kalıcı olarak düşürülmesi ve fiyat istikrarı hedefine ulaşılması odağında belirlenecektir. Bu doğrultuda politika duruşu, enflasyon gelişmeleri, enflasyon beklentileri ve bunlar üzerinde kısa vadede etkili olacağı öngörülen geçici unsurlar da dikkate alınarak dezenflasyon sürecini en kısa sürede tesis edecek ve orta vadeli hedeflere ulaşıncaya kadar bunun sürekliliğini sağlayacak bir sıkılık düzeyinde belirlenmeye devam edilecektir.
17.  Enflasyonda Kasım ayında gözlenen yükselişte; döviz kuru gelişmeleri, küresel gıda ve tarımsal emtia fiyatlarındaki artışlar ile tedarik süreçlerindeki aksaklıklar gibi arz yönlü unsurlar ve talep gelişmeleri etkili olmaktadır. Kurul, politika faizinin 100 baz puan indirilerek, arz yönlü ve para politikası etki alanı dışındaki arızi faktörlerin fiyat artışları üzerinde oluşturduğu geçici etkilerin ima ettiği alanın kullanımının tamamlanmasına karar vermiştir. Alınmış olan kararların birikimli etkileri 2022 yılının ilk çeyreğinde yakından takip edilecek ve bu dönemde fiyat istikrarının sürdürülebilir bir zeminde yeniden şekillenmesi amacıyla geniş kapsamlı politika çerçevesi gözden geçirme süreci yürütülecektir.
18.  Enflasyonun kısa dönemde, başta döviz kurları, emtia fiyatları ve yönetilen/yönlendirilen fiyatlar olmak üzere arz ve talep yönlü çeşitli unsurların etkisiyle oynak bir seyir izlemesi beklenmektedir. Bununla birlikte, geçici etkilerin ortadan kalkmasıyla enflasyonun yeniden düşüş eğilimine dönmesini sağlayacak parasal duruş; enflasyon beklentileri, fiyatlama davranışları ve finansal piyasa gelişmeleri bağlamında dışsal ve geçici oynaklıklara karşı önemli bir tampon işlevi görecektir.
19.  TCMB, fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda enflasyonda kalıcı düşüşe işaret eden güçlü göstergeler oluşana ve orta vadeli yüzde 5 hedefine ulaşıncaya kadar elindeki tüm araçları kararlılıkla kullanmaya devam edecektir.
20.  Fiyatlar genel düzeyinde sağlanacak istikrar, ülke risk primlerindeki düşüş, ters para ikamesinin ve döviz rezervlerindeki artış eğiliminin sürmesi ve finansman maliyetlerinin kalıcı olarak gerilemesi yoluyla makroekonomik istikrarı ve finansal istikrarı olumlu etkileyecektir. Böylelikle, yatırım, üretim ve istihdam artışının sağlıklı ve sürdürülebilir bir şekilde devamı için uygun zemin oluşacaktır.
21.  Kredi piyasası, iktisadi faaliyet, arz yönlü unsurlar ve ithalat fiyatlarındaki gelişmeler doğrultusunda enflasyon üzerindeki talep ve maliyet yönlü etkiler yakından izlenmektedir. Gelişmiş ülkelerdeki para politikası ile küresel risk iştahına ilişkin görünüm, gelişmekte olan ülkelere yönelik portföy akımları üzerindeki riskleri canlı tutmaktadır. Kurul, para politikasında fiyat istikrarı hedefi doğrultusunda finansal istikrara yönelik riskleri de gözeten bir yaklaşım sergilemeyi sürdürecektir. Bu bağlamda makroihtiyati politikaların krediler üzerindeki etkisi ile TCMB fonlamasının APİ ve swap işlemleri arasındaki kompozisyonu yakından takip edilmektedir.
22.  Kurul, fiyat istikrarının sağlanması için, güçlü bir politika koordinasyonuyla tüm paydaşları içeren bütüncül bir makro politika bileşimine ihtiyaç bulunduğu değerlendirmesini yinelemiştir.
23.  Kurul, kararlarını şeffaf, öngörülebilir ve veri odaklı bir çerçevede almaya devam edecektir.