Ataşehir escort Ankara escort
romabet romabet romabet
deneme bonusu veren siteler
beylikdüzü escort bayanlar beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü
Bugun...



Bakan Şimşek: Reform programımızı kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye’ye daha fazla ve nitelikli yatırım çekmek için yeni düzenlemelerin yolda olduğunu belirterek, "Yurt dışı kaynaklı gelirler için 20 yıl boyunca vergi alınmayacak. Reform programımızı kararlılıkla uygulamaya ve enflasyonu düşürmeye odaklanmaya devam edeceğiz" dedi.

facebook-paylas
Tarih: 27-04-2026 16:16

Bakan Şimşek: Reform programımızı kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz


Bakan Şimşek: Reform programımızı kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz

Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kamuoyuna duyurulan "Türkiye Yüzyılı: Yatırım İçin Güçlü Merkez" vizyonu kapsamında, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen basın toplantısında soruları yanıtladı.

Program kapsamında Türkiye'ye gelecek sermayeye uygulanacak verginin sorulması üzerine Şimşek, konuya ilişkin TBMM'den kanun çıkarılacağını söyledi.

Şimşek, uygulamanın, Türkiye'de uzun süre tutulacak şekilde gelecek sermayeye yönelik olacağına işaret ederek, "Bunun üstüne çalışıyoruz ama şu an sadece genel çerçeve ortaya çıkmış durumda. Kanunun çıkmasıyla Cumhurbaşkanı'na yetki verilecek. Önceden bir şey söylemek istemiyorum." diye konuştu.

Yurt dışındaki gelir, kira, emekli maaşı gibi gelirlerin Türkiye'ye getirilmesi halinde vergilendirmeye tabi olmayacağını vurgulayan Şimşek, şu değerlendirmede bulundu:

"Yurt içi aktiviteler kaynaklı gelirler istisna kapsamında olmayacak. Örneğin, Türkiye'de istihdam oluşturan ya da Türkiye'de yerleşik bir şirketle bağlantılı olarak elde edilen gelirler, genel hükümler çerçevesinde vergilendirilmeye devam edilecek. Buna karşılık, yurt dışı kaynaklı gelirler için 20 yıl boyunca vergi alınmayacak. Kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte, Cumhurbaşkanı'na, uygulamanın süresi ile varlıkların nerede ve hangi araçlarda tutulacağına ilişkin esasları belirleme yetkisi verilecek. Bir örnek vermek gerekirse paranızı 10 yıl boyunca Türk lirasında tutmak istiyorsanız vade boyunca belki sıfır vergi olacak ama bunu bir seneden az bankada tutmak isterseniz belki oranda vergi olacak diyebiliriz."

Kurumlar vergisine ilişkin yapılacak düzenlemelerin gelecekte değiştirilip değiştirilmeyeceği yönündeki soruya Bakan Şimşek, "Biz istikrara ve öngörülebilirliğe inanıyoruz. Bu çerçevede, kurumlar vergisi oranlarını ileride değiştirmeyi ya da geri adım atmayı öngörmüyoruz. Bu, uzun vadeli bir programdır." ifadeleriyle yanıt verdi.

Bakan Şimşek, imalat sektörü ve ihracatçılara yönelik taahhütlerin net olduğunu vurgulayarak, gerekli şartları yerine getiren kişi ve kurumlar için bu çerçevenin kanun teklifiyle güvence altına alınmasının da değerlendirildiğini belirtti.

Geçmişte de yurt dışındaki varlıkların Türkiye'ye kazandırılması konusunda başarılı uygulamalar gerçekleştirdiklerini hatırlatan Şimşek, bu süreçte etkili adımlar attıklarını ifade etti.

"Yeşil dönüşüm bir zorunluluk"
Yeşil dönüşümün Türkiye açısından bir tercih değil, zorunluluk olduğunu vurgulayan Bakan Şimşek, "Son 22 yılda enerji ithalatı için yaklaşık 1,1 trilyon dolar harcadık. Bu nedenle yeşil dönüşümü sağlamak, Türkiye için hayati önemdedir." değerlendirmesinde bulundu.

Şimşek, 1970'lerde yaşanan petrol şokunun ardından özellikle 1980'li yıllarda nükleer enerji yatırımlarında küresel ölçekte belirgin bir artış yaşandığını hatırlatarak, bugün de alternatif ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelik ilginin giderek güçlendiğini dile getirdi.

"KİT'lerde yönetişim reformu üzerinde çalışıyoruz"
Bakan Şimşek, hukukun üstünlüğünü güçlendirme ve yönetişimi iyileştirme konusunda kararlı olduklarını vurgulayarak, bu alanda hiçbir tereddüt bulunmadığını ifade etti.

Hazine ve Maliye Bakanlığı olarak yürüttükleri çalışmalara değinen Şimşek, kamu iktisadi teşebbüslerinde (KİT) yönetişimi güçlendirmeye yönelik reformlar üzerinde çalıştıklarını ve bu kapsamda somut adımlar attıklarını belirtti.

Yönetişim ve şeffaflığın sürekli geliştirilmesine odaklandıklarını dile getiren Şimşek, merkezi yönetim bütçesi için mali kuralların oluşturulduğunu, mahalli idarelerde ise mevcut kuralların daha etkin bir şekilde uygulanmasının hedeflendiğini kaydetti.

Varlık veya şirketlere yönelik el koyma işlemlerinin kara para aklama ve terörün finansmanıyla mücadele kapsamında değerlendirildiğini ifade eden Şimşek, bu süreçlerin tamamen yargı çerçevesinde yürütüldüğünü vurguladı.

"Uzun süredir hazırlıkları yapılan bir sürecin sonucu"
Bakan Şimşek, yürütülen çalışmaların Orta Doğu'daki son gelişmelerden çok daha önce başlatıldığını vurgulayarak, şu değerlendirmede bulundu:

"Bölgemizde çatışma değil, istikrar istiyoruz. Güçlü bir üretim altyapımız ve gelişmiş bir hizmet sektörümüz var. Ülkeler genellikle komşularıyla birlikte yükselir ya da birlikte geriler. Bizim önceliğimiz, bölgede istikrar, barış ve refahtır. Daha istikrarlı ve müreffeh bir bölge, Türkiye'nin de doğrudan çıkarınadır. Attığımız adımlar, kısa vadeli gelişmelere tepki değil, uzun süredir üzerinde çalıştığımız stratejik dönüşüm sürecinin bir parçasıdır. Önceliğimiz makro-finansal istikrarı kalıcı hale getirmek, enflasyonu kontrol altına almak, deprem harcamalarının oluşturduğu yükü etkin şekilde yönetmek ve mali disiplini güçlendirmektir. Bununla birlikte cari açığın yapısal olarak azaltılması da temel hedeflerimiz arasındadır. Bu çerçevede yeşil dönüşüm, yurt içi petrol ve doğal gaz üretiminin artırılması ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın yürüttüğü HIT-30 ve YTAK programları kritik rol oynuyor. Bu açıklamanın Körfez bölgesindeki gelişmelerle aynı döneme denk gelmesi bir tesadüf gibi görünse de, aslında uzun süredir hazırlanan bir sürecin doğal sonucudur. 2026 yılını reform yılı olarak planladığımız için bu adımı bugün atıyoruz, altı ay önce değil."

"Savaşın etkileri yönetilebilir düzeyde"
Bakan Şimşek, bölgedeki savaşın Türkiye ekonomisi üzerindeki etkisinin yönetilebilir düzeyde olduğunu vurgulayarak, cari açığın ve toplam borçluluğun düşük seviyelerde seyrettiğini, rezerv yeterliliğinin ise güçlü bir tampon işlevi gördüğünü ifade etti.

Şimşek, Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelerin Türkiye'ye etkilerine ilişkin de şu değerlendirmeyi yaptı:

“Yılbaşından bu yana petrol fiyatlarının ortalaması varil başına yaklaşık 83 dolar seviyesinde. 2026 vadeli kontratlar da benzer şekilde 83 dolara işaret ediyor. Elbette 80, 90 veya 110 dolar gibi farklı fiyat senaryoları üzerinde çalışıyoruz ve bunların tamamını analiz ettik. Ancak yakın döneme kadar piyasa, temel senaryo olarak varil başına 80 dolar seviyesini fiyatlıyordu. Bu çerçevede ekibimiz, petrol fiyatının yıl genelinde ortalama 80 dolar olduğu varsayımıyla bazı hesaplamalar yaptı. Buna göre, enflasyon Orta Vadeli Program'daki baz senaryoya kıyasla yaklaşık 3 puan daha yüksek gerçekleşebilir. Cari açık milli gelire oranla yaklaşık 1 puan artabilir. Büyüme ise 0,5 ile 1 puan daha düşük seviyede kalabilir. Bütçe açığı da milli gelire oranla yaklaşık 0,4 puan daha yüksek gerçekleşebilir."

"İstikrarlı politikaları kararlılıkla sürdüreceğiz"
Programın temel önceliğinin fiyat istikrarı olduğunu vurgulayan Bakan Şimşek, hem küresel hem de yurt içi koşullar nedeniyle zorlu bir dönemden geçildiğini belirtti. Şimşek, şunları kaydetti:

"Önümüzdeki dönemde, jeopolitik gelişmelerin yarattığı şoklar ve yüksek volatilite nedeniyle enflasyonda geçici yükselişler görülebilir. Ancak bunu, kalıcı ve sürdürülebilir bir düşüş süreci izleyecektir. Çünkü uyguladığımız program, güçlü bir şekilde arz yönlü politikaları da içeriyor. Enflasyonu kalıcı olarak düşürmeye odaklanmayı sürdüreceğiz. Aynı zamanda, Türkiye'ye daha fazla ve kaliteli yatırım çekecek politikaları hayata geçirmeye ve reform programımızı kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz. Türkiye, reform, istikrar ve öngörülebilir politikalar ekseninde ilerlemeye devam edecek. Bu güçlü politika çerçevesi ve bölgemizde barışı destekleyen yaklaşımımız sayesinde yatırımcılar için cazibemizi daha da artıracağız. Belirsizliğin arttığı bir küresel ortamda biz öngörülebilirliği güçlendirmeye odaklanıyoruz. İstikrar, reform ve öngörülebilirlik temelinde, bölgemizde barışı destekleyen yaklaşımımızla yatırımcılar açısından cazibemizi artıracağımıza inanıyoruz. Bu sürecin nihai kazanımı ise vatandaşlarımızın refahındaki kalıcı artış olacaktır."







FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER EKONOMİ Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARA
HABER ARŞİVİ
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
YUKARI YUKARI