Bugun...


Tayfun ÜNAL


Facebookta Paylaş









Sözün tesiri, yaşanmışlığına bağlıdır
Tarih: 30-03-2019 07:58:00 Güncelleme: 30-03-2019 07:58:00


Yurttan Sesler
Hazır mısınız? Yazıyorum.

Sözün tesiri, yaşanmışlığına bağlıdır. 
Duygularını çok derinden ve yoğun yaşayanlar coğrafyası olan Anadolu’da, tesire sebep acılar çekenlerin çığlıkları, “Sözün tesiri, yaşanmışlığına bağlıdır” cümlesinin gayet belirgin bir icra numunesidir. 
Yeteri kadar anlaşılmaz yazdıysam, yetecek kadar açıklamaya başlayayım şimdi. Buna edebiyatçılar sanat, kişisel gelişimciler ise bilgiyi bilince dönüştürme yöntemi diyecektir muhtemelen. Evet, mühim olan içselleştirilmiş, ÖZümsenmiş, BENİMsenmiş olmasıdır. Zaten BİZim olan, zaten hikayesi BİZden olan edebiyat eserlerinde, kendimizi esas oğlan yahut esas kız olarak görmemizin bir NEDENi var. Zira BİZ o türkünün ilk cümlesindeki sebebin sonucuna gark olmuş binlerden biriyiz. Çekmediği çilenin edebiyatını yapan, vaveylasını koparan yaygaracılardan değiliz. 
Çile diye tarif edilemeyecek kadar sıradan bir HİKAYE olarak değerlendiren, realite ölçeğini kendi algısından ibaret ve doğru sanan zavallı ruh fakirleri, duygu kısırları, yakılmış hiç bir türküyü içselleştiremez. Ne yazık ki bu duygu kısırları, aşağıda yalnızca iki mısra ile koca bir hayatı anlatan ve bunu da bizzat kendisi yaşayıp yazmış gibi olanları da anlayamaz. Hatta türkü yakılan için; apartman girişindeki paspas kadar kirli ve değersizken, ona hakettiğinden fazla değer verip alaka gösterdiğinden, kendisini uçan halı sanmasına sebep olmuş, deme ihtimali de vardır. Belki böyle uzun bir cümle kurup enerji harcamaya bile gerek duymaz, zavallı REALİST.

Geceleri uyku girmez gözüme
Uyma dedim uydun eller sözüne

Yine de hor görmeyelim şu zavallı duygu kısırlığı çekenleri. Allah, duygu nasip etsin. Allah, sevgi nasip etsin. Sevgisi olmayan eser ortaya koyabilir mi? Sevgisi olmayan iş üretebilir mi? Sevgisi olmayan yuva hayali kurup hayırlı yeni nesiller yetiştirebilir mi? (Bir vesile treni kaçırmış yahut arzu etse bile kısmet olmamışları tenzih ederim.) 
Haydi, hep birlikte dua edelim o zavallılara. Azıcık da olsa ateş düşsün yüreklerine. Hele ki şu Anadolu coğrafyasının çilekeş, kanaatkâr insanını anlayabilmesi için... Anlayıp, acıyı bal tadında bir lezzet olarak ruhunda yaşayanların binde biri kadar tat alabilmesi için... 
Türkü, BİZim dilimiz. Türkü, BİZim uzun lafı kısa edişimiz...

Bunca diyar gezdim gözlerin için
Niye küstün bana el sözü için

Ruh fakiri, duygu kısırı ne bilsin! Okusa bile bu üç beş satırlık nesri, anlayamaz. Yeteri kadar anlaşılmaz yazmış, der ve yönünü kendi REALİTEsine döner. 
Sözün tesiri, yaşanmışlığına bağlıdır. O halde, sözü anlamak da pek tabii yaşamakla alakalıdır.

 





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YAZARLAR
YUKARI