Bugun...


Tayfun ÜNAL


Facebookta Paylaş









İğne, yeni delikler açmazsa yarayı dikemez!
Tarih: 07-02-2019 19:24:00 Güncelleme: 07-02-2019 19:24:00


Yurttan Sesler
Hazır mısınız? Yazıyorum...
İğne, yeni delikler açmazsa yarayı dikemez.
Buyrunuz efendiler, karanlık hayatı aydınlatmak için yeni bir mum daha yaktık. Ne demek istiyor bu söz? Ne anladınız? Anlamadım, diyenler varsa anlamış olanlara sorsun ve tepe tepe (tekmeleye tekmeleye) kullansın. 
Yine de açıklayıcı bir başka özdeyişle besleyelim konuyu; İlaç acıdır ama acı dindirir.
Yarım kalan söz olmasın dudaklarda. Celladını görmek için canını vermeye hazır olan mücrimin kaderine kimse ağlamasın. 
Hitabet, belagat, retorik yahut ne tür bir kelime ile tanımlarsınız bilemem. Bilgi, fikir ve duyguyu karşıya aktarmanın pek çok yol ve yordamı vardır. İnsan, eliyle de konuşur, diliyle de, bedeniyle de...
Canı yanmazsa bağırmaz insan. Bu da bir ifade şeklidir. Dolmadan taşmaz bardaktaki su... Bu da bir görsel ifade şekli olarak düşünülebilir.
Her insanın kendi anlatım yöntemi vardır. Acısını, hüznünü, mutluluğunu, heyecanını, korkusunu, sevgisini ve daha pek çok duygusunu. Kimi mübalağa eder, kimi hepten yavanlaştırır. Habbeyi kubbe yapar mübalağa eden. Yavanlaştıran ise Ağrı Dağı’nı karınca yuvası kadar küçültür farkına varmadan. Bana göre ise hiç bir tanım, tanımlanmak isteneni anlatamaz. Yetersiz kalır! Bu bahsi, bir hikaye ile somutlaştıralım; 
Eski zamanlarda, yani, köylünün köyünden ötesini görme imkanının olmadığı dönemlerde, köyden ötelere gittikleri için çerçi ve çobanlar pek bilgili olurlarmış. İşte öyle bir dönemde, öyle bir köyde, köyün sürüsünü dağlara götüren, günlerce otlatıp tekrar köye dönen ve her döndüğünde de neler gördüğünü, neler anlatacağını merakla bekleyen köylülere, “Bir peri kızı gördüm! İpekten elbiseler giymiş, kelebekler gibi süzülüyor. Raks ediyor ve kadife gibi sesiyle nameler söylüyor. Tatlı tatlı sözlerle beni mest ediyor. Beyaz teni gözlerimi öyle kamaştırıyor ki gözlerimi kısarak bakıyorum” şeklinde ballandıra ballandıra saatlerce anlatırmış ve köylüler de ağızları açık, heyecan ve merakla dinlermiş. 
Gel zaman git zaman, çoban dağlarda sürüyü otlatırken gerçekten peri kızını görmüş!.. Elbet köye dönecek ve köylüler merakla soracak neler gördüğünü. Çoban, sürüsüyle birlikte köye dönmüş ve koyunlarından daha çok neler anlatacağını merak eden köylüler, çobanı kenara çekip sormuşlar neler gördüğünü. “Peri kızını gördüm” demiş, durgun ve donuk bir ifade ile. “Anlatsana” demişler. Çoban düşünmüş, düşünmüş, düşünmüş... ANLATAMAMIŞ!..
Ne alaka kardeşim! İğne, yeni delikler açmadan yarayı dikemez, dedin! Peri kızını ANLATAMADIN! 
İşte ben de onu diyorum ya! 
Hitabet, retorik, belagat... Ne varsa... Yöntem ve yol, kifayetsizdir bazı şeyler için. 
Ağrı Dağı! 
Haa! İğne, yeni delikler açmazsa yarayı dikemez! Bu bir hakikat ve sabır şart!
Tayfun Toprak ÜNAL





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
YUKARI