Bugun...


Orhan ATAK


Facebookta Paylaş









Siyonizm Oldu-Bittisi “KUDÜS”
Tarih: 19-05-2018 02:48:00 Güncelleme: 19-05-2018 02:48:00


Theodor Herzl’in 1896’da yayınlanan ”Der Judenstaat” yani Yahudi Devleti adlı kitabıyla başlayan tartışma, Yahudilerin kendi devletini kurması fikrini gündeme getiren ilk fitili ateşlemişti. Bu kitabın ardından başlayan konu ile ilgili tartışma ortamı sonrası Basel’de “Birinci Siyonizm Kongresi” toplandı. İddialarına göre Yahudileri bu arayışa yönelten Avrupa’da ve bulundukları ülkelerde zulüm görmeleri ve eziyetlere maruz kalmalarıydı. Kongrenin sonunda yayınlanan Basel Programı ile Filistin’de bir “Yahudi vatanının” kurulması ve Dünya Siyonizm Teşkilatı’nın bu amaca ulaşmak için faaliyete geçirilmesi kararlaştırıldı. 

 

O tarihlerde bir Osmanlı vilayeti olan Filistin’e göç 1897’nin öncesinde başlamış, 1903’e gelindiğinde çoğunluğu Doğu Avrupa’dan gelen 25 bin Siyonist göçmen bu topraklara yerleşmişti. Ve o tarihlerde yarım milyona yakın bir nüfusa sahip Araplarla birlikte yaşıyorlardı. 1904-1914 arasında ikinci bir göç dalgası yaşandı 40 bin kişi daha geldi. Bugün gelinen noktada ise tamamen demografisi değiştirilmiş bir Filistin görüyoruz. Yıllar boyunca uluslararası toplumun da derin sessizliği ile tabiri caizse ağlarını yavaş yavaş ören Siyonist yapılanma en nihayetinde yavaş yavaş işgal ettiği topraklarda Filistin’in başkenti olan Kudüs’ü hadsizce başkent olarak ilan etme noktasına geldi.

 

ABD’de yaşayan evanjelist grupların da desteklediği Kudüs Büyükelçiliği meselesi, kısa süre önce özellikle yeni nesil veliaht prenslerinde destek vermesi ile ivme kazandı ve tarihe “kara pazartesi” olarak geçecek olan o talihsiz gün yaşandı. Başta Cenevre anlaşması olmak üzere uluslararası bütün hukuksal metinleri yok sayan İsrail, tüm dünyanın gözünün içerisine bakarak hukuksuzluğunu hayata geçirdi. Üstelik bunu kendisini dünyanın jandarması olarak gören ABD’nin himayesinde, ABD’nin Başkanı Trump’ın danışmanlığını da yapan kızı ve damadının katıldığı bir törenle gerçekleştirdi.

 

Bugün dünya kamuoyu Türkiye’nin İslam işbirliği Teşkilatı’nı da toplayarak yüksek perdeden verdiği tepki dışında cılız tepkilerle konuyu karşılıyor. Ancak her fırsatta uluslararası hukuk vurgusu yaparak özellikle kendi politikalarını uygulamayan ülkelere baskı yapan batı dünyası bu konuda er ya da geç taraf olmak zorunda kalacak. Aksi halde bu hukuksuzluğa göz yuman ülkeler arasında yer alarak yarının dünyasında tarih tarafından yargılanacaklar. “Süper Güç” tanımının savaş ekonomisinden ve müesses nizamın genel kurallarından çıkarak yeni bir noktaya evrildiği dünyada, cebri girişimlerin ömrünün uzun sürmesi mümkün olmayacaktır.

Arap ülkeleri konu hakkında ABD ve İsrail lehine taraf olsa da Filistin halkı ve Müslümanlar bu cebri duruma asla boyun eğmeyecektir. Hukuk güçlüler için değil herkes içindir ve hak mutlaka yerini bulur. Filistin meselesi hepimizin meselesidir.





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • Bebişler
    Bebişler
  • Yurdum İnsanı
    Yurdum İnsanı
  • FANTASTİK
    FANTASTİK
  • ATATÜRK
    ATATÜRK
  1. Bebişler
  2. Yurdum İnsanı
  3. FANTASTİK
  4. ATATÜRK
FOTO GALERİ
YUKARI