Bugun...


İhsan ÇELİKTAŞ


Facebookta Paylaş









Anayasa Mahkemesi Üzerine...
Tarih: 05-07-2019 23:15:00 Güncelleme: 05-07-2019 23:58:00


Hukuk devletinin üç temel fonksiyonu ve bu üç fonksiyonu yerine getiren üç organı bulunmakta olup; bunlar yasama, yürütme ve yargı organıdır. Herkesçe malum olduğu üzere Yasama organı Türkiye Büyük Millet Meclisi, Yürütme organı Cumhurbaşkanlığının başkanlığındaki bakanlar kurulu , Yargı organı ise Türk Milleti adına hüküm veren bağımsız ve tarafsız mahkemelerden oluşmaktadır....
Yargı organlarının en önemlilerinden birisi de hukuk devletinin teminatı olarak 1961 anayasasından beri sistemimizde var olan Anayasa Mahkemesidir.

Anayasa Mahkemesi; kanunların, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Anayasaya şekil ve esas bakımlarından uygunluğunu denetlemek ve bireysel başvuruları karara bağlamakla görevlidir.
Herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilmektedir.

Son günlerde verdiği her karardan sonra kararın içeriğine göre mutlaka biri/birileri tarafından eleştirilmek zorunda olan bir Anayasa Mahkememiz var. Mahkeme kararlarının hukuki zeminde tartışılması son derece doğaldır.

Ancak; Anayasa Mahkemesinin her hangi bir konuda ihlal kararı vermesinin Türkiye Cumhuriyetinin hukuk devleti olduğunun ve hukukun işlediğinin bir göstergesi olduğunu, aynı konuda verilecek olan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının ise Türkiye Cumhuriyetinin mahkum olması anlamına geldiğini unutmamak lazımdır.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi son günlerde verdiği kararlarında Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolunu etkili bir iç hukuk yolu olarak gördüğüne ve kabul ettiğine özellikle vurgu yapmaktadır....

Peki AİHM, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolunu bizim gösterdiğimiz ve göstereceğimiz yoğun gayret ve yıpratmalar sonucunda etkili bir iç hukuk yolu olarak görmekten ve kabul etmekten vazgeçerek Sözleşmenin 18 inci maddesinin; "Bu Sözleşme çerçevesinde söz konusu haklara ve özgürlüklere getirilmesine izin verilen kayıtlamalar, öngörüldüklerinden başka herhangi bir amaçla uygulanmayacaktır" hükmünün Türkiye Cumhuriyeti Devletince ihlal edildiğine mesela tutuklamaların hukuki değil siyasi saiklerle yapıldığına dair kararlar vermeye başlarsa Türkiyenin bu sebeple uluslarası alanlarda karşılaşacağı hukuki, siyasi, ekonomik sorunlar ve bu sorunları faturalarını kim ödeyecektir?

Şüphesiz ki hep birlikte Türk Milleti ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti. Bu sebeple; yılların tecrübesi ile oluşan kurumlarımız hakkında yorum ve eleştiri yapmadan önce biraz sükunetle düşünelim derim...

 
 
 
 




FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YAZARLAR
YUKARI