Bugun...


EYÜP KILIÇ


Facebookta Paylaş









Uzaktaki Yakınımız İran
Tarih: 06-01-2018 20:17:00 Güncelleme: 06-01-2018 20:17:00


Yeni yıla başlarken Doğu’dan ve Batı’dan güzel haberler bekliyordum. Batı ki hala sırtımızda paslı bir bıçak gibi duruyor. Ortadoğu’da Müslümanların kanı üzerinde oluşturduğu kirli hesapların altında kalacağı günü bekliyor. Doğudaki komşumuz İran’da da nahoş cereyanlar bizi ürkütüyor.

İran,son dönemde evdeki hesabı çarşıya uymayan bir durumla da karşı karşıya. Yemen’de, Irak’ta, Suriye’de ve başka yerlerde yürüttüğü siyasetin cezasını mı çekiyor onu bilemem. Gerçi İslam coğrafyasında uygulanan politikalar İslami bir aklı öncelemeden oluştuğu için İslam’a da zarar veriyor İslam adına hareket edenlere de... İslam dini ne yazık ki ülkelerin ve gurupların menfaat çatışmalarının arkasında kalıyor, onların menfaatlerine kurban veriliyor.

Şurası unutulmamalı ki İslam dininin sahibi Allah’tır. Ve Allah, dinini insanların süfli davranışlarından korumak için zamanı gözetir. Bu nedenle ilkel (şah-kral) ve sekiler rejimin sahibi Şah’a karşı mücadele vererek İslam Cumhuriyetini kuran İran’ın ilk kurucularına şüphesiz saygı ve hürmetimiz sonsuzdur. Onlar ekonomiyi, sosyal adaleti gerçek manada İslam’ın naslarına uygulamak için çaba harcıyorlardı. En azından Asr-ı Saadet devrini kısa bir süreliğine de olsa uygulamaları bütün dünya Müslümanlarında olduğu gibi biz Türkiyeli Müslümanlarda da büyük bir heyecan yaratmıştı.

Fakat dış güçler dediğimiz Amerika ve İngiltere bir de bunların yavrusu İsrail’in oyunuyla sakat doğdu bu İslam devleti. Önce Irak’la başlayan anlamsız sekiz yıllık savaş. Sonra Afganistan’da Sovyet işgali İran’ı müthiş şekilde sarsmıştı. Özellikle Irak’la devam eden sekiz yıl savaşında İran bütün birikimini kaybetti. Kocalarını bekleyen kadınlar, babalarını bekleyen evlatların inleyişleri hala kulağımda. İran’da savaşın çocuklarıyla tanıştığımda onlar artık baba olacak yaşa gelmişlerdi. Onlar da çocuklarına yepyeni bir dünyanın kapısını aralama çabasında.

Sovyetlerin Afganistan’ı işgalinde de İran’ın Rusya ve Afgan Mücahitleri arasında ikilem yaşaması ve daha sonra İran’a başlayan Afgan göçü (yaklaşık 4 milyon Afganlıdan bahsediliyor) İran’ı ekonomik ve diğer sosyal açmazlarla baş başa bıraktı.

Bütün bunların yanında İran’ı ekonomik yönden destekleyen ve kalkındıran büyük bir yer altı zenginliği var. Petrol ve Doğalgaz madeni çıkarıldığı günden beri İran’ın refah seviyesini yükselten yegâne zenginlikleriydi. Kuzeyde tarım ürünleri de bir geçim kaynağı ama ülkeye en büyük zenginliği getiren bu iki madendir.

Bu iki madenin milli gelire düşülen pay gibi insanlar arasında adilce dağıtımı söz konusu olmadığından ülkede her çıkan karışıklık bu yumuşak karın üzerinden başlatılıyor. Ve dış güçlerce de desteklenince de etkisi daha güçlü oluyor.

Fakat İran gibi istihbaratı güçlü olan ülkeler bu kalkışmaları kısa sürede bastırmaya gücü yetiyor. Burada olan zavallı halka olacak. Sabah işine gitmek için otobüs durağında bekleyen işçi emekçi insanlar protestocuların arasında kalıyor. Hem onlardan hem de hükümet güçlerinden zarar görüyor. Ayrıca hamamın namusunu kurtarmak adına protestocular arasında sıkışmış zavallı insanların tutuklanması ve suçsuzluklarının ispat edilemememi de söz konusu.

Özelde İran genelde bütün İslam coğrafyasında bütün Müslümanların Yahudileşme temayülünden uzaklaşıp kendi öz köklerimize çağıralım. Ve İran’ın içine düştüğü bu protesto sarmalından çıkması için dua edelim. Sonuçta Amerika, İngiltere ve İsrail’in el atında desteklediği protestolar İslam dünyasına büyük bir zarar verecektir. Amerika bu var yarın yok ama İran bu coğrafyanın kadim unsurudur. Günahıyla sevabıyla İran’ın coğrafyaya vereceği zarar bu batılı güçlerin zararından çok olmayacaktır. En azından İran İslam cumhuriyetini İslam’ın naslarından uzaklaştığı için eleştirebiliyoruz. Ama Amerika’yı, İngiltere’yi ve İsrail’i naslarından uzaklaştığı için eleştiremeyiz onlara lanet okuruz.

Cuma günü Tahran eyaletinin tüm ilçelerinde devlete destek mitingleri düzenlenecek olması yeni gelişmeleri beraberinde getirecek. Bundan önce de hiç bir çağrı yapılmamasına rağmen başta Tahran, Reşt ve Zencan olmak üzere İran'ın farklı şehirlerinde destek mitingleri gerçekleşmişti. Bu protestolarda en çok ağrıma giden “Merg ber İslam” olmuştu. Yani İslam için ölüm. Şimdi de kahrolsun ABD, kahrolsun İsrail sloganları yükselecek.

Ayrıca Netanyahu, İran’daki protestolar için yaptığı açıklamada açıkça dikkatlerin Gazze'den, Kudüs’ten Tahran'a çevrilmesini istediğini belirtmişti. Zaten Tump, bu protestoların açık açık sponsoru olduğunu ifade etmişti. Suudi Arabistan'dan da provoke edilmiş protestolara yoğun bir destek var. Suudi Arabistan'ın Filistin meselesinde de Türkiye ve İran'dan fazlasıyla rahatsız olduğunu hatırlayalım.

Benim gibi İran İslam cumhuriyetine yöneltilen birçok eleştiri sahibi olan yazarın ortak fikri şudur. Bütün eleştirilere rağmen İran’daki nizama dokunmak, zararın ülke aleyhine olacağı bilinmelidir. Bu da ister istemez son dönemde İran ile Ortadoğu’da kader birliği yapan Türkiye’nin de büyük zararına olacaktır. Zaten öteden beri Türkiye için komşularla başlatılan sıfır sorun politikası güneydeki komşularımızda ABD destekli karışıklık çıkarılması sonucu çöktü. Doğuda Ermenistan ile devam eden bir sorun var. İran da da karışıklık devam ederse çevremizde güvenli bir liman kalamayacak düşüncesindeyim.

İran’da Devrim Muhafızlarının ve halk birliği adı verilen BESİÇ’lerin insan hak ve hürriyetlerine saygı göstermesi, kolluk kuvvetlerinin vazifesinin yapmasına olanak tanımaları gerekiyor. Bunların sergilediği kötü davranışlar, 2009’da olduğu gibi şimdi de protestoların nabzını yükseltebilir. Eğer zulümle abad olunsaydı bugün “Şah” rejimi hala ayakta duracaktı.

En son…

Son yapılan seçimlerde reformistlerin desteklediği aday Hasan Ruhanî cumhurbaşkanı seçilmiş ve halka yeni reformların yolda olduğunun işaretini veriyordu. Zaten Hasan Ruhani’de İran’daki derin güçlerden şikâyetçi. Bu nedenle Batı’nın gösterdiği gibi reformistler protesto ediyor yalanı ellerinde patlıyor. Hatta bu protestolar, Molla’ların ve derin güçlerin elini güçlendirip yarın Ruhanî’nin yapmak istedikleri reformları da engelleyecektir. Sonuç ne olursa olsun ülkede başlayan protestolar; dış güçler ve ajanlar denilip teokratik kalelerini sağlam tutmak isteyenlerin elini güçlendirecektir.





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
VİDEO GALERİ
  • MUSTAFA KAMACI- ÂLÂ- "Sevdim Seni Mabuduma"
    MUSTAFA KAMACI- ÂLÂ-
  • Türkiye'de 2017 böyle geçti
    Türkiye'de 2017 böyle geçti
  • Türkiye'de ırk ve din ayrımcılığı yok
    Türkiye'de ırk ve din ayrımcılığı yok
  • Afrikalı sefirelerden Türkçe şarkılar
    Afrikalı sefirelerden Türkçe şarkılar
  • Suikast timinin yakalanma anı
    Suikast timinin yakalanma anı
  • Bulaşıkçılıktan patronluğa uzanan başarı hikayesi
    Bulaşıkçılıktan patronluğa uzanan başarı hikayesi
  1. MUSTAFA KAMACI- ÂLÂ- "Sevdim Seni Mabuduma"
  2. Türkiye'de 2017 böyle geçti
  3. Türkiye'de ırk ve din ayrımcılığı yok
  4. Afrikalı sefirelerden Türkçe şarkılar
  5. Suikast timinin yakalanma anı
  6. Bulaşıkçılıktan patronluğa uzanan başarı hikayesi
VİDEO GALERİ
YUKARI