Bugun...


Orhan ATAK


Facebookta Paylaş









İADE-İ ÇUVAL
Tarih: 25-03-2018 08:54:00 Güncelleme: 29-03-2018 17:38:00


4 Temmuz 2003 günü; Kuzey Irak'ın Süleymaniye kentinde karargâh kurmuş bulunan 11 Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu ve Türkmen mihmandarları Irak'taki işgal kuvvetlerinin bir parçası olan Amerikan 173. Hava İndirme Tugayı'na bağlı askerlerce, yanlarında peşmergelerin de bulunduğu bir ortamda bahanesiz bir baskın sonucu derdest ediliyor ve başlarına çuval geçirilerek götürülüp 60 saat süresince alıkonuluyor ve sorguya çekiliyorlardı.


İlerleyen süreçte ABD bu konuda özür dilemiş olsa da, iki ülke yakın tarihinde en önemli krizlerden birisi bu olayla yaşanmıştı. Devam eden süreçte bu olay çeşitli zamanlarda tartışılır olsa da özellikle devlet büyükleri kademelerinde çok fazla konuşulmamıştır. Şüphesiz iki ülke ilişkileri tarihinde bir çok ters düşme söz konusu olmuştur ancak şunu net olarak ifade edebiliriz ki; yakın tarihte çuval olayından sonraki en büyük ters düşüş şu anda Suriye’de yaşanmaktadır.
ABD’nin PKK’nın Suriye uzantısı PYD/YPG’yi sahada kendisine ortak/partner seçmesi ve bir terör örgütü eliyle –ki bu terör örgütü uzun yıllardır Türkiye için beka tehlikesi arz eden bir örgüt” dizayn çabasına girişmesi hatta hatta resmi ağızlardan “karagücümüz” tanımını kullanmaları net olarak büyük bir krizdir ve çözümü de kısa sürede mümkün değil gibi gözüküyor.


Türkiye’nin Fırat Kalkanı ve akabinde PYD/YPG’ye karşı düzenlediği Zeytin Dalı operasyonu bu kriz konusunda asla geri adım atmayacağının net olarak göstergesi. Bu başarılı operasyon ABD ile birlikte tüm dünyaya da sınırımızda bir terör yuvalanmasına asla izin vermeyeceğimizin bir ilanı ve ispatı niteliğinde. PYD bu operasyonda TSK’nın kararlılığı karşısında Afrin merkezde çatışma cesareti gösteremedi ve Menbiç istikametinde tabiri caiz ise kaçış gerçekleştirdi. İşte bu noktadan sonra asıl mesele başlıyor diyebiliriz. Çünkü ABD daha önce en üst düzey resmi ağızlardan Menbiç’ten PKK/PYD’nin çekileceğini ifade etmiş olmasına rağmen bu sözünü yerine getirmedi. Son dönem ki açıklamalarında ise artık çekilme konusunda çark ettiklerini net olarak ifade etmekten çekinmiyorlar.
Türkiye’nin asla sınırında bir terör koridoruna izin vermeyeceğini operasyonların kararlılığı ile çok iyi anlayan ABD, şayet Menbiç’te PKK’yı koruma gibi bir yola giderse müdahale ile karşı karşıya geleceğini muhakkak hesap ediyordur. Bu noktada ABD, NATO ortağı olan bir ülkeyi halen terör örgütüne tercih ederse bunu dünya kamuoyuna anlatması çok da kolay olmayacaktır. ABD bu izahı düşünür mü? Belki hayır ancak özellikle son Kudüs kararı sonrası BM Genel Kurulu’nda alınan karardaki dağılım ABD’nin ciddi tepki göreceğinin net kanıtıdır. Diğer taraftan Türkiye’nin iradesi de ABD’yi tekrar tekrar düşünmeye sevk edecektir.

Aksi bir durumda ise; Türkiye bekası için gereken adımları tereddütsüz atacaktır. Menbiç’te ki ABD askerlerinin başına çuval geçirmek gerekse dahi…





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
YUKARI