Bugun...


Orhan ATAK


Facebookta Paylaş









Erdoğan Neden Hedef?
Tarih: 07-08-2018 16:53:00 Güncelleme: 07-08-2018 16:53:00


Türkiye’nin tarihi sürecine baktığımızda batılı güçler ve onların içimizdeki uzantılarının ülkenin istikrarsızlığı noktasında daimi bir gayret içerisinde olduklarını görmek hiç zor değil... Çok partili döneme geçildikten sonra ortalama her 10 yılda bir gelen darbeler, muhtıralar ve siyaseti dizayna yönelik dış odaklı baskılar herkesin malumu ve itiraz edemeyeceği bir realite.

  “Bizim çocuklar kazandı” diyebilecek kadar Türkiye üzerinde yaptıklarını cüretle ifade edebilenler, bugün yeniden sahne almış durumdalar. Aslında 2007-2008 yıllarında başlayan fakat 2013 yılından itibaren iyice ivmeleniş olan dış saldırılar 15 Temmuz’da fiili bir müdahale noktasına geldi. “Gezi” süreci, 17/25 Aralık, yüce divan denemesi, 15 Temmuz… Ve arada daha birçok gizli/açık saldırı…  İçeride besleyip büyüttükleri piyonları eliyle attıkları adımlar.

  Peki, Erdoğan neden hedef? Öncelikle ilk cevap şu, Cumhurbaşkanımız ABD ve İsrail’in bölgesel hedefleri noktasında en büyük engel. Bugün Suriye’de varmak istedikleri noktaya milyarlarca dolar harcayarak halen varamadılarsa bu Cumhurbaşkanımızın “Suriye’nin kuzeyinde, ülkemizin güneyinde bize komşu bir terör devletine asla izin vermeyeceğiz” cümlesindeki kararlılıkta saklı. El-Bab ve Afrin’de darbe yiyen koridor ve Fırat’ın doğusuna itilmiş PKK/YPG güçlerinin durumu ABD’nin burada kurmak istediği kukla devlete engel olunmuş olması dahi Cumhurbaşkanımızın hedefte olması için yeterli bir neden. Ayrıca, Akdeniz’de mevcut doğalgaz rezervlerinin paylaşımı meselesi de son dönemde karşımıza çıkan yeni bir karşıtlık durumu. İsrail’den başlayarak Avrupa’ya uzanması planlanan doğalgaz hattının geleceği Akdeniz’deki rezervlerin paylaşımına bağlı ki, özellikle Rum kesiminin tutumu bu konuda kararlı olduklarının göstergesi… Cumhurbaşkanımızın da bu konudaki kararlılığı, mevcut hükümetin batılı ülkelere olmak üzere bu projeden faydalanması muhtemel tüm ülkelerin hedefi olması sonucunu doğuruyor.

  Batı dünyası Türkiye'nin kendisine biçilen rollerden sıyrılmasından rahatsız durumda… Yeniden kendilerinin “talimatlarını” yerine getirecek istikrarsız, kukla hükümetlerin olduğu bir Türkiye istiyorlar ve bundan asla vazgeçmeyecekler.

  Yeni saldırı planları yine hepimizin malumu olduğu üzere ekonomik saldırı… Brunson bahaneli olarak startı verilen yaptırımların tüm amacı ülkeyi ekonomik darboğaza sokarak neticesinde bir hükümet değişikliğine zemin hazırlamak. Kur baskısı ve kurdan kaynaklanacak olan “zam” ların etkisi ile Cumhurbaşkanımızın arkasındaki millet iradesini sekteye uğratma derdindeler. Ve kesinlikle bu baskıyı arttırarak devam ettirecekler.

  Belki de hesap etmedikleri tek şey ise şu; 15 Temmuz’da da hesap edemedikleri gibi bu halkın reflekslerinin kendilerinin istediği istikamette olacağını düşünüyorlar. Ancak bu millet belki de Cumhuriyet tarihindeki en bilinçli düzeyinde ve hiçbir oyuna asla boyun eğmeyecek kararlılıkta. Oyunları yine/yeniden boşa çıkacak.





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YAZARLAR
YUKARI