Bugun...


Av. Talip Hallaç


Facebookta Paylaş









KALUBELA HAFIZASI
Tarih: 13-09-2017 19:46:00 Güncelleme: 13-09-2017 19:46:00


Gönlü kıvrılmış, aklı sıyrılmış bir hal alıyor insan; bilinen insan nazarında.

Ah gönül vah gönül diye diye…

         Gelmeyen aşkın hayalinin esaretine birkaç cümleyi, atar damardan bozma bir plastik ile kelepçeleyelim istiyoruz amma tüm yollarını kör stentler ile kapatmış oksijensiz akıllara söz bilemekten, fırsat sırası gelmiyor maalesef.

         Fırsat katili ve köşe israfı bir yazının müellifi, acip iddialarda bulunmuş. Mantığına kırk dereden su taşımış olacak ki, %40 diye söylenmiş.

En ses trajediyi bulmak ve toplum zihnine zehir etmek niyetine, tükenmiş kalem ile yazılmış bir yazıya itibarı niyaz etmiş.

         Hangi temiz kaynak delilden bizi haberdar edecek de sözünün ehemmiyetine gusül aldıracak, merak ediyoruz!

         Kendi dünyasının meali üzerinden, insanların yaşam imanına el atmak; sosyal küfür değil midir?

 

 

 

Ayrılık ve bağımsızlık ve tarafsızlık; düşmanlığın, yok saymalığın, pervasızlığın ve saygısızlığın kardeşi değildir.

         Yargı camiası büyüğünün hürmetli duruşunu yadırgamak ve hele ki hileli bir surette, olduğundan ziyade göstermek; her iki makama da her iki makamın temsilcisine de hürmetsizliktir.

         Eleştirin, bağırın, çağırın ama mantıklı işler ile haykırın. Gelin beraber büyütelim memleketi.

Elle tutulmayanı boş avuçta servis etmeniz; memleketi değil, sizi küçültüyor.

 

 

         Gaflete gidiş yolunda, nefsimiz konuştu daim. Dönüş yolunda, gönlümüzün konuşması gerekmez mi artık?

         Nispetenlerin merhamet tedariki ile mi avunur insanoğlu, günahkârların işgali dergâhında?

         Çaresizlik, nasıl bir âb-ı hayat içmiştirki ölümü arzulama çaresine defnedilmiştir insanlık?

         Aklı ziyade koşturanların, gönlüne fırsat verme vakti gelmemiş midir artık?

Aklı gözden kesmeyenlerin gönlüne kesik atmakla görevlendirilmiş, zor damla bir hissiyat ile gidiyor. Sabun fıtratında kaçıyor gönüllerden, keskin kelimeler.

         Kendine yemek pişirip başkasını içine atan, “tandırda adaletin” sahiplerinin kapısı açıktır halen. Mühür vuracak medeniyetin mimarları, diz üstü oturmuş beklerler. Toprağı eşeleyerek sabrediyorlar, sabırları muradına.

         Cami bekçisinin kefaret ızdırabı kaç yıl oldu bilir misin?

         Ev sahibi ikramda bulunmaz ise halimiz yamandır bilmez misin?

         Endam kadar uzun düşünmek, kalubela hafızasına gün vermek haktır pirim…





Emre Baran KILIÇ / 14-09-2017 14:20

Hikmetin tarih ile sınandığı her silsilede yaşamın durağına resmeden insandan geriye kalan yegane şey yazı ve hükümdür. İlgiyle takip ediyoruz..



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
VİDEO GALERİ
  • Afrikalı sefirelerden Türkçe şarkılar
    Afrikalı sefirelerden Türkçe şarkılar
  • Suikast timinin yakalanma anı
    Suikast timinin yakalanma anı
  • Bulaşıkçılıktan patronluğa uzanan başarı hikayesi
    Bulaşıkçılıktan patronluğa uzanan başarı hikayesi
  • Trafik kurallarını deneyimleyerek öğreniyorlar
    Trafik kurallarını deneyimleyerek öğreniyorlar
  • İncirlik Üssü'nün Hikayesi
    İncirlik Üssü'nün Hikayesi
  • Kemal Kılıçdaroğlu'ndan ABD'de BİAT gibi açıklama!
    Kemal Kılıçdaroğlu'ndan ABD'de BİAT gibi açıklama!
  1. Afrikalı sefirelerden Türkçe şarkılar
  2. Suikast timinin yakalanma anı
  3. Bulaşıkçılıktan patronluğa uzanan başarı hikayesi
  4. Trafik kurallarını deneyimleyerek öğreniyorlar
  5. İncirlik Üssü'nün Hikayesi
  6. Kemal Kılıçdaroğlu'ndan ABD'de BİAT gibi açıklama!
VİDEO GALERİ
YUKARI