Bugun...



Tarihi oturumun detayları

Tarih: 16-06-2019 12:34:59 + -


Kanal 7'de Mehmet Acet'in sunduğu Başkent Kulisi programına katılan eski İstanbul il Başkanı, İstanbul Milletvekili Aziz Babuşçu dikkat çeken açıklamalarda bulundu.


Tarihi oturumun detayları

üm Türkiye'nin merakla beklediği Binali YıldırımEkrem İmamoğlucanlı yayını öncesi Kanal 7'de Mehmet Acet'in sorularını cevaplandıran İstanbul Milletvekili Aziz Babuşçu canlı yayının Türkiye'de bir başlangıç olacağına dikkat çekti. Babuşçu tarihi açık oturuma ilişkin detayları da paylaştı...

Babuşçu'nun Kanal 7'ye özel açıklamaları şöyle;

Canlı yayın ile ilgili görüşleriniz nelerdir?

 

Bizim umut bağlamamızdan ziyade toplumda algı öyle bir duruma oturdu Herhalde uzun süredir böyle bir tartışma yapılmamış olması, her iki aday arasında rekabet dikkate alındığında bu programın etkisi gittikçe büyüdü. Bende etkili olacağını düşünüyorum. Binali Bey ile CHP adayı ilk kez karşı karşıya gelecek. Bu güzel bir şey. Bundan sonraki süreçte de ABD sisteminde de olduğu gibi, bu bizim için de bir başlangıç olacak ve sürecek gibi gözüküyor. Güzel de olur.

Canlı yayın ile ilgili siyaset kulislerinde ve sokakta "AK Parti seçimi zor görüyor, o yüzden kabul etti" deniliyor. Bu konuda ne söylemek istersiniz?

 

O doğru bir bakış açısı değil. CHP adayı zaman zaman böyle bir çağrıda bulundu. Bu tür manevraları boş bırakmamak lazım. CHP adayının hangi meziyeti ya da üstün vasfını alt edelim gibi bir kaygı taşıyalım ki? Biz baştan beri adayımızın İstanbul için en iyi seçenek olduğunu, Türkiye için bu denli hizmet eden Binali Yıldırım'ın vefa borcunu İstanbul'a hizmet ederek ödeyeceğini düşünüyoruz.

CANLI YAYINDA 18-20 SORU OLACAK

Canlı yayının formatı ile ilgili çok tartışmalar yapıldı. Mutabık kalınan çerçeve nedir? Süresi ne kadar olacak? Format netleşti mi?

Sanıyorum ki tamamen moderatöre bırakıldı. Ekrem İmamoğlu'nun manevra olarak yaptığı "Binali Yıldırım soruları istedi" yalanına da cevap verelim. Asla böyle bir talep olmadı, zaten İsmail bey de reddetti. CHP adayı zaten son dönemde böyle yalan söylemeyi bir propaganda malzemesi haline getirdi. Çok kolay da geçiştiriyor, yalanı ortaya çıktığında. Her ki aday için de moderatörün hazırladığı 18-20 soru olacak. Ortak sorular, 3-5 dakika içerisinde de cevaplandırılacak.

PROBLEMLER ORTADAN KALDIRILDI

Peki seçim sonrasında AK Parti'nin 31 Mart'ın muhasebesini yaptık, şunları düzeltiyoruz dediği bir şey var mı?

31 Mart öncesi Binali Bey, gerek saha performansı gerek ise il teşkilatımız ile süreci yürütme bağlamında belirli sorunlar yaşandı. Muhalefet de bu durumu, Binali Bey aday olmak istemedi minvalinde vasatın altı zemini kendi lehlerine dönüşecek bir şekilde desteklediler. Binali Bey'in kişisel performansı, saha aktivitesi, SKM'nin kontrolünde belirli boşluklar vardı. Bu ara dönemde ise bu boşluklar kaldırıldı. Sayın Cumhurbaşkanımızın talebiyle bir ortak SKM oluşturuldu. Bunun içerisinde bir kampanya ekibi ve strateji ekibi oluşturuldu. Aday ile SKM koordinasyonunu birebir sağlayan, tek bir çatı altında, herkesin fikrini ortaya koyduğu ve ortak akılla strateji üretildiği bir yer ortaya çıktı. Buna bağlı olarak saha perfomansı da arttı. Çarşı, pazar, sokak faaliyetleri arttırıldı. Sadece Binali Bey'i öne çıkaran bir kampanya programı yürütüldü. Ben bugüne kadar bunun başarılı olduğunu düşünüyorum, zaten sokakta aldığımız etkiden de bu belli. Binali Bey zaten birikim ve tecrübesiyle çok uygun bir aday, çok mütevazi, espritüel. Bu insanlarla temas ettiğinde çok güzel bir motivasyon oluşturuluyor. Daha önceki süreçte, dışarıdan gelen eleştiriler de bu anlamdaydı, daha gölgedeydi. Ben sayın Cumhurbaşkanımızın da bu süreçte çok doğru bir strateji aktardığını düşünüyorum

Cumhurbaşkanının İstanbul seçimindeki tavrına göre, muhalefet şöyle diyor; "AK Parti 'Erdoğan kazandı, kaybetti dedirtmeyelim. Sonuç her türlü Binali Yıldırım'ın olsun, marka değeri zafiyete uğramasın' diyorlar." Böyle bir strateji var mı?

Hayır yok. Biz dava eksenli bir siyasal hareketiz. Bu hangi figür olursa olsun, artı ve eksisiyle o siyasal hareketin tamamının sevineceği yada üzüleceği bir etki ortaya çıkartır. Projelerin tek hedefi sayın Cumhurbaşkanımızı ve AK Parti'yi indirmektir. Bir taktikten ziyade İstanbul seçiminde adayın proaktif bir kampanya yürütmesi olması gerekendir, normali budur. Çok iyi biliyoruz ki, bu seçimin sonucuna bağlı olarak Türkiye'yi sıkıntıya sokmak isteyen, bunun üzerinden bir kaos ve nihayetinde total anlamında Cumhurbaşkanını hedef alan ve AK Parti'yi diz çöktürdüğünde Türkiye'yi diz çöktüreceğini düşünen merkezler mevcut. Sonuçları itibariyle başka anlamların yüklendiği, proje bir aday ile çalışılan bir seçim ortada.

AMACIMIZ SEÇMENİ KORKUTMAK DEĞİL, BİLİNÇLENDİRMEK

Mülteciler ile ilgili problemin çözümü konusunda, Suriye'deki meselenin çözülerek bu insanların ülkesine dönmesini sağlamak bizim işimiz. Ama bu bile bir propaganda malzemesine dönüştü. Sınırımızdaki insanlara kayıtsız kalmamız mümkün değildi, elbette onları alacaktık. Ama onları ülkemize alırken, kendi vatanlarına dönüşlerinin de nihai bir nokta olduğunu hedefleyerek aldık. Ama biz muhalefet adayının bunu bir demogoji ve propaganda aletine dönüştürdüğünü görüyoruz. Suriyelilerin bu toplum ile uyuşmayan davranışlarını -ki bu oldukça normaldir- istismar ederek, AK Parti aleyhinde seçim argümanına dönüştürdü. İşte böyle baktığınızda bunun bekaya yönelik de bir sonucu var. 

Beka meselesi söylemi ile seçmeni korkutmak değil, karşı karşıya kaldığımız gerçeklerle seçmenimizi bilinçlendirmek istiyoruz. Bunu paylaşmadığımız takdirde yarın karşı karşıya kaldığımızda ortaya çıkacak şoku ne biz ne de milletimiz göğüsleyemez. Gezi'yi unutmadık. Bu seçim sonucu bağlamında böyle planları olanları biz milletimize bildirmezsek gerçeğin üzerini örtmüş olacağız, biz bunu yapamayız. Bunun bize bir maliyeti olsa dahi paylaşmak zorundayız.

BU PROJE CHP ADAYINI DAHİ AŞIYOR

Yani siz muhalefetin bu seçim sonucunda bir galibiyet aldıkları takdirde, bunu bir başlangıç olarak kabul edip, ülkeye yönelik yeni girişimlerde bulunacağını mı ifade ediyorsunuz?

Bence ortada CHP Adayını dahi aşan bir proje var. CHP adayı o proje karşısında basit kalır, sığ kalır. İlk adım Sayın Cumhurbaşkanımızın konumunu tartışmaya açarak bir yeni süreç başlatmak. Uluslararası destek mekanizmalarını aktif olarak kullanarak bir kaos planı yapıyorlar. İstanbulluların duygusal bakmaktan vazgeçip akılları ile karar vereceklerini düşünüyorum. Türkiye'yi "S-400'leri Türkiye'ye almayacaksınız" dayatmasıyla tehdit eden ve bunu aşmanın yolunu da Recep Tayyip Erdoğan'ı indirmek olarak gören bir anlayış boş durmayacaktır. Biz tüm senaryoları halkımız ile paylaşmak zorundayız.

Ekrem İmamoğlu'nun Ordu valisine ettiği sözler biliyorsunuz ki yeni videolar ile netleşti. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Burada CHP adayının en doğru lafı, "Ben ne söylediğimi iyi biliyorum." Çok net bir şekilde valimize ettiği hakaret ortadadır. Öyle bir üslup var zaten. Öğretilen formasyonun dışına çıktığında zaten bu yüzüyle karşılaşıyoruz. CHP Genel Başkanı'nın yalan konuşma konusunda siyasette ona has bir yer var, CHP Adayı da bunun üzerine almış durumda. Kameramanlar kovuldu yalanı da ortaya çıktı. Yalanın siyasette bir propaganda figürü haline getirildiği bir süreç ve bunu benimseyen bir aday var İstanbul böyle bir adayı hak etmiyor.

Bir olayın kendisi var, bir de bunun üzerine geçen hafta bir iki gün Göcek'te olduğu ve bu problemi nasıl çözelim konusunda bir karar alınmış. Belli ki alınan karara göre İmamoğlu "Ben orada basit dedim diyeyim konuyu kapatayım" düşüncesiyle bu iddiaları reddetmesine karar verilmiş. Bu doğru bir strateji miydi? Başka formüller de devreye girebilirdi. Sizin başınıza gelse ne yapardınız?

Öncelikle öyle bir şey yaşamak istemezdim. Bana göre o sıcak akılla bir reflekstir, soğuk akılla düşündüğümde ben bunu nasıl yaptım der ve özür dilerdim. Bana göre doğal olanı bu. Ekrem Bey son dönemde bir özgüven zehirlenmesi yaşıyor. Kendisini hala seçilmiş belediye başkanı sanıyor. Çocuğa tokatvari bir tavır ile yaklaşıyor vesaire...

Bu Ordu valisine edilen hakaret oluyor, İstanbul seçiminde sonuçları ne kadar etkiler?

Tek başına VIP'deki hadise olsaydı bu geçiştirilebilirdi. Ama bu bir tane değil Ekrem Beyin yalanlar silsilesini alt alta koyduğunuzda seçmenin sorgulamasına sebep olur. Bir insana iftira atıyor, söylendiği andaki etkisiyle ilgileniyorsunuz. Sonra seçmenin geri kalan yalanlamayı dikkate almayacağını düşünüyorsunuz. Onun için ilk söylediğimde ne anlam ifade ediyor o önemli diyor, sonrası geçiştirilir diyor. Ama bence sonrası geçiştirilir olmaktan çıktı. Karşımızda her şey ile ilgili yalan söyleyen ve bunu ranta çeviren bir figür.

Uzun süredir belediyecilikte ve iktidarda AK Parti var. İnsanlar yeni olana yer açmaz mı? Bu etkiyi nasıl görüyorsunuz?

Aslında Türkiye'de ve İstanbul'da seçmen seçimden yoruldu. Bu yorgunluk hali, geçmişi bilemeyen nasıl bir İstanbul olduğunu bilmeyen genç seçmende ne olacak değişsin fikrinde olabiliyorlar. Böyle bir şey var. Bu düşüncenin ne getireceğini soğuk akılla düşündüğünde görebilirler, hissi akılla göremezler. O psikolojiyi CHP adayının proje sahipleri kendi lehlerine dönüştürme adına iyi değerlendiriyorlar. Ama burası İstanbul, böyle projelere heba edilemez. Böyle yalan üzerine kurgulanmış fikri derinlik ve siyaset birikimi zayıf bir yapının eline bırakılamaz.

Baktığımız zaman ben açlık sınırının altındaki insanlara Belediye'den kaynak oluşturacağım, orada savurganlık var diyor. Öğrenciye yarı yarıya indireceğim, su fiyatlarında indirim yapacağım diyor. Mazbatası alındıktan sonra bunların bir kısmı hayata geçirildiğinde de bakın yaptım diyor. Seçmen için bu bir pırıltı değil midir?

Bu vaat edilen şeyleri ülke ve İstanbul imkanları doğrultusunda biz yapagelen bir belediye ve partiyiz. Bunun üzerine koyulacak yeni şeyler imkanlar ve koşulların oluşmasıyla verilebilir. Zaten bir Belediye Başkanı bunları İstanbulhalkı için seferber edecektir. Belediyeciliğinin vatandaşa dokunan ufkunu ortaya koyan ak parti belediyeciliğidir. Onlar bunu makarna kömür, göbeğini kaşıyan adam olarak tiye adlıkları insanlara biz dokunduk, onlarla beraber olduk zaten. Ama sadece propaganda malzemesi haline dönüştürülecek, bunu geçmişte Sayın Kılıçdaroğlu da bunu söylemişti,yoksullara maaş vereceğiz. O zaman demiştik İzmir'de yoksula neden vermiyorsunuz o maaşı? Burada uzun yıllardır AK Parti belediyeciliği ile hizmet gören, o kadar yılda insanların kanıksadığı bir takım hizmetlerin yanında yeni şeyler söyleyip, mevcut hizmeti basitleştirerek sonuç almaya dönük bir propaganda var.






FACEBOOK YORUM
Yorum

DİĞER SİYASET Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YUKARI