çanakkale escort Aydın escort muğla escort tekirdağ escort manisa escort balıkesir escort trabzon escort elazığ escort ordu escort kütahya escort ısparta escort rize escort maraş escort yalova escort giresun escort yozgat escort tokat escort şanlıurfa escort sivas escort batman escort erzurum escort sinop escort kırşehir escort karaman escort kırıkkale escort bolu escort amasya escort niğde escort uşak escort edirne escort çorum escort osmaniye escort zonguldak escort van escort erzincan escort

sakarya escort sakarya escort sakarya escort serdivan escort webmaster forum

serdivan escort serdivan escort serdivan escort hendek escort ferizli escort geyve escort akyazı escort karasu escort sapanca escort

izmir escort
gaziantep escort
bolu escort edirne escort zonguldak escort cankiri escort corum escort amasya escort burdur escort bilecik escort trabzon escort isparta escort afyon escort canakkale escort sakarya escort corlu escort usak escort sile escort ayvalik escort balikesir escort rize escort kirsehir escort karabuk escort yalova escort aydin escort usak escort kutahya escort burdur escort malatya escort agri escort urfa escort van escort corum escort erzurum escort adana escort maras escort yozgat escort giresun escort kastamonu escort artvin escort bilecik escort karabuk escort karaman escort kirsehir escort manisa escort kusadasi escort cankiri escort kirklareli escort kirikkale escort sinop escort tekirdag escort kocaeli escort kilis escort osmaniye escort diyarbakir escort batman escort siirt escort mus escort bartin escort sivas escort sincan escort gorukle escort
Bugun...



PEDAGOJİK FORMASYON EĞİTİMİ SERTİFİKA PROGRAMLARI ÜLKE ŞARTLARINA GÖRE BELİRLENMELİDİR

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, Milli Eğitim Bakanlığı ve YÖK arasında yapılan protokole dayalı olarak, üniversiteler tarafından Pedagojik Formasyon Eğitim Programlarının açılmasına yönelik tartışmalara değindi.

facebook-paylas
Tarih: 12-10-2021 15:49

PEDAGOJİK FORMASYON EĞİTİMİ SERTİFİKA PROGRAMLARI ÜLKE ŞARTLARINA GÖRE BELİRLENMELİDİR

Üniversiteler tarafından Pedagojik Formasyon Eğitim Programlarının açılmasına yönelik  tartışmalarla 

Pedagojik Formasyon Eğitimi veren ya da vereceğini belirterek öğrenci alımı için duyuruya çıkan bazı üniversitelerin -uzaktan eğitim seçeneğini de sunarak- akademik kadro ve şehir imkanları açısından uygulama imkanına bakılmaksızın afaki kontenjanlarla formasyon açmasının öğretmen enflasyonu yaratacağına dikkat çeken Geylan, “Aksi taktirde sertifika programları, yüzbinlerde adaya hayal tacirliği yapmaktan öteye bir anlam taşımayacaktır” dedi.

Genel Başkan Geylan, YÖK ve Milli Eğitim Bakanlığı’nı, istenmeyen sonuçları işin başında engellemek ve köklü çözümlere ulaşabilmek için, Pedagojik Formasyon Eğitimi ilanlarını denetlemeye ve ülkemizin öğretmen ihtiyacına yönelik gelecek projeksiyonları çerçevesinde sürecin yürütülmesini sağlamaya davet etti.

Genel Başkan açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Milli Eğitim Bakanlığı ve YÖK arasında yapılan protokole dayalı olarak, üniversiteler tarafından Pedagojik Formasyon Eğitim Programları açılmış olması, yeni tartışmaları eğitim kamuoyunun gündemine taşıdı. 

Aslında tartışmaların esasını teşkil eden temel husus, ülkemizdeki öğretmen yetiştirme ve istihdamı meselesidir. Türk eğitim sistemi; öğretmen eğitimi, öğretmen yetiştiren kurumları ve bu kurumlarda uygulanan programlar ile öğretmen adayı seçiminde başvurulan ölçütler açısından geniş bir tecrübeye sahiptir. Öğretmen Okulları, Eğitim Yüksekokulları, Köy Enstitüleri, Eğitim Enstitüleri, Yüksek Öğretmen Okulları ve Eğitim Fakülteleri Cumhuriyet’in ilk yıllarından bu yana öğretmen yetiştirmede önemli roller üstlenmişlerdir. 1980 ve 1990’larda ise üniversiteler bünyesinde uygulanan öğretmen eğitimi programlarının dışındaki alanlarda okuyan öğrencilerden öğretmen olmak isteyenler için de öğretmenlik sertifika programları uygulanarak öğretmen ihtiyacı karşılanmaya çalışılmıştır. Bunun temel gerekçesi ise sözkonusu yıllarda eğitim fakültelerinden mezun olan ve öğretmenlik mesleğini tercih edenlerin sayısı -bir çok branş itibariyle- ihtiyacı karşılamaya yetmiyordu. Dolayısıyla öğretmen istihdamında yaşanan problemin çözümüne yönelik olarak sertifika programları önemli bir işlev yerine getirmekteydi. 

PEDAGOJİK FORMASYON EĞİTİMİ SERTİFİKA PROGRAMLARI ÜLKE ŞARTLARINA GÖRE BELİRLENMELİDİR. 

Şu an gündemde olan ve çeşitli yönleriyle tartışılan Pedagojik Formasyon Eğitimi programları, Türk eğitim sisteminin yabancı olmadığı uygulamalar olarak eğitim tarihimizde yerini almaktadır. Ancak, bu program, çok titizlikle planlanması gereken bir süreci ihtiva etmektedir. 

Eğitim Fakültesi dışındaki fakültelerden mezun olanlara öğretmen olabilme hakkı tanınırken; bu tasarrufun, bir yandan öğretmenlik mesleğini sıkıntıya sokabileceği gerçeği ile diğer yandan da özellikle kimi branşlarda öğretmen istihdamında devam eden sınırlılıklara karşın programların açık tutulması gerçeği birlikte değerlendirilmelidir. Hal böyle olunca ülkemiz öğretmen ihtiyacı tespit edilirken ya da atama bekleyen yüzbinlerce öğretmenin bulunduğu alanların formasyon programlarının kontenjanları belirlenirken bu iki parametre doğru kefelere konmalıdır. 

Türk Eğitim sisteminin ihtiyaçları doğrultusunda Eğitim Fakülteleri dışında öğretmenliğe kaynak oluşturan fakültelerin mezunlarına formasyon eğitimi verilirken; atama bekleyen öğretmen sayısı ile başta eğitim fakülteleri olmak üzere edebiyat fakülteleri ve fen edebiyat fakültelerinin öğrenci ve mezun sayıları dikkate alınarak etraflıca planlanmalıdır. Aksi taktirde sertifika programları, yüzbinlerde adaya hayal tacirliği yapmaktan öteye bir anlam taşımayacaktır. 

ÖĞRETMEN ADAYLARI MÜŞTERİ DEĞİL, İRFAN ORDUMUZUN YILMAZ NEFERLERİDİR. 

Pedagojik Formasyon Eğitimi veren ya da vereceğini belirterek öğrenci alımı için duyuruya çıkan bazı üniversitelerin -uzaktan eğitim seçeneğini de sunarak- akademik kadro ve şehir imkanları açısından uygulama imkanına bakılmaksızın afaki kontenjanlarla formasyon açması öğretmen enflasyonu yaratacaktır. Bu konuda üniversitelerin bulunduğu bölgeler, yerel ihtiyaçlar, şehirde mevcut staj yapılacak uygulama okulları ve yetkin sınıf rehber öğretmeni bulunması bakımından MEB ve YÖK tarafından kontrol edilmelidir. Sertifika programları için belirlenen birbirinden çok farklı ücretler de ayrıca tetkik edilmesi gereken bir diğer önemli husustur. Aksi takdirde öğretmen adaylarını müşteri gibi gören zihniyetin, öğretmen olmak isteyen gençlerimizi istismar etmesi sıradan bir hal alabilecektir.  

Hiç şüphesiz, Türk eğitim tarihinde Pedagojik Formasyon Eğitimi’nin doğuşu bir ihtiyaçtan kaynaklanmıştır. Bu ihtiyaç daha önceleri yaşandığı gibi okulların öğretmensiz kalması ve yeni açılan alanlarda (bilhassa mesleki eğitimde) öğretmen bulunamaması gibi nedenler olarak öne çıkmaktadır. Önümüzdeki süreçte de bu gerçeklikten sapmadan bir planlama yapılmalıdır.  

YÖK ve Milli Eğitim Bakanlığı’nı, istenmeyen sonuçları işin başında engellemek ve köklü çözümlere ulaşabilmek için, Pedagojik Formasyon Eğitimi ilanlarını denetlemeye ve ülkemizin öğretmen ihtiyacına yönelik gelecek projeksiyonları çerçevesinde sürecin yürütülmesini sağlamaya davet ediyoruz. 

Bugün ülkemizde 500 bini aşkın mezun öğretmen adayı atama beklemektedir. Her yıl ortalama 40 bin genç meslektaşımız da bu yeküne dahil olmaktadır. Pek tabii ki bu yığılmanın nedeni sağlıklı planlama yapılamaması, ihtiyaca göre fakülte açılmaması ve yine ihtiyacın ötesinde fakülte kontenjanlarının belirlenmesidir. Aslında olması gereken ülkemizin gelecek 10, 20, 40 yılda nüfus artış hızı paralelinde hangi branşta ne kadar öğretmen ihtiyacı olacağına dair öngörüler çerçevesinde eğitim fakültelerinin kontenjanlarının belirleniyor olmasıdır. İşte ‘ataması yapılmamış öğretmen’ problemini çözecek olan formül, MEB ve YÖK işbirliğiyle yapılacak olan bu projeksiyonlardır.”







FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER EĞİTİM Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
nöbetçi eczaneler
YUKARI YUKARI